Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/28712 E. 2016/1480 K. 01.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28712
KARAR NO : 2016/1480
KARAR TARİHİ : 01.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Oluşa ve dosya kapsamına göre 29.08.2011 tarihinde gerçekleşen suça konu cep telefonunun 30.08.2011 tarihli tutanakla polis marifetiyle müşteki …’a teslim edildiğinin, dolayısıyle olayda TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında tebliğnamede (5) nolu bentteki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-UYAP sisteminden alınan ve dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğinden sanık …’nın 13.04.2015 tarihinde öldüğünün anlaşılması,

2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan sanık …’nin işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve suçla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı adlî tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk hâlinde uzman hekim tarafından düzenlenecek rapor ile saptanmadan, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

3-Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan sanık … hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,

4-İddianamede, sanık … hakkında yağma suçundan bir kez 5237 sayılı TCK.nın 149/1-a,c,h maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmiş ve hakkında TCK.nın 43.maddesinin uygulanması istenmiş olması karşısında, CMK’nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iki kez cezalandırılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

5-Yağma suçlarının silahtan sayılan bıçakla ve birden fazla kişi ile işlendiğinin anlaşılması karşısında, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,

6-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara savunmalarını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle, atanan savunmana ödenen avukatlık ücretinin, onsekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 01.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.