Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2016/6469 E. 2019/4453 K. 25.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6469
KARAR NO : 2019/4453
KARAR TARİHİ : 25.09.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, mala zarar verme, yaralama
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2016-04/07/2019 günlü tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-(Yakınan)-Sanık … hakkında, yakınan …’a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

(Yakınan)-Sanık … hakkında, mala zarar verme suçundan hükmolunan doğrudan adli para cezasının miktarı bakımından, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, üç bin liraya kadar olan mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle (yakınan)-sanık … savunmanının temyiz isteğinin CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

II-Sanık … hakkında, yakınan-(sanık) …’a karşı yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;

24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararına göre TCK’nin 53. madde uygulamasının infazda gözetilmesi, olanaklı görülerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

III-Sanık … hakkında yakınan-(sanık) …’a karşı yaralama suçundan kurulan mahkumiyet; yakınanlar … ve …’a karşı yağma suçundan kurulan beraat; sanıklar …, … ve Abdullah Altınay hakkında, yakınanlar … ve …’a karşı yağma suçundan kurulan beraat; sanık … Altınay hakkında, yakınan-(sanık) …’a karşı yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelemesine gelince;

Yağma suçunun basit halinin 5237 sayılı TCK’nin 148.maddesinde; nitelikli halinin aynı Yasanın 149.maddesinde; daha az cezayı gerektiren halinin ise aynı Kanunun 150. maddesinde düzenlenmiştir. Yağma suçu, niteliği itibariyle bileşik suç özelliğine sahiptir, bu kapsamda yağma suçunun bileşenlerini oluşturan etkili eylem ve tehdit suçlarının ayrı ayrı ele alınabilmesi mümkündür.

Bu açıklamalar ışığı altında somut olayımıza gelince;

03.01.2013 günü akşam saatlerinde yakınan-sanık …’ın, arkadaşı tanık Hasan Hüseyin Atasagun’la birlikte sanık …’a ait gazinoya eğlenmek amacıyla gittikleri, bir müddet eğlendikten sonra 630 TL hesap geldiği ve hesabı tanık Hasan Hüseyin Atasagun’un halletiği, daha sonra iki bayanın masaya gelerek oturarak eğlenceye devam ettikleri, yakınan-sanık …’ın telefonla arayıp çağırması üzerine yakınanlar … ve …’ın eğlence mekanına geldiği,

Gece saat 00:30 sularında, 1300 TL daha hesap gelmesi üzerine yakınan sanık …’ın hesaba itiraz ederek gazino çalışanları ile yakınan sanık … arasında tartışma yaşandığı, tanık Hasan Hüseyin Atasagun’un tarafları yatıştırıp, tuvalete gittikten sonra tartışmanın tekrar alevlenip, kavgaya dönüştüğü, kavga esnasında yakınan-sanık …’ın sanık …’e vurması üzerine sanık …’ın belindeki silahını çekip, ‘Seni öldürürüm’ diye tehditte bulunduğu ve arbede sırasında sanık …’ın kemik kırığına neden olacak (hayati fonksiyonlarına etkisi orta derecede) şekilde yaralandığı, kavga esnasında yakınanlar … ve …’ın da darp edildiği, kavga neticesinde yakınan …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, yakınan …’ın ise 10.01.2013 tarihli adli raporunda darp-cebir izine rastlanmadığı, yakınan …’ın kendisini darp eden olarak
./..

sanık …’i teşhis ettiği, diğerlerini kavga esnasında seçemediğini bildirdiği olayda;

1-Sanık …’ın, yakınan-sanık …’a karşı ‘Seni öldürürüm’ şeklindeki söyleminin, alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturduğu düşünülmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

2-Sanık …’in, yakınan …’a karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,

3-Sanıklar …, … ve …’ın, yakınan …’a karşı; sanıklar … ve …’ın, yakınan …’a karşı gerçekleştirilen kasten yaralama eylemine katılıp katılmadığı, yakınanlara vurup, vurmadığı konusunda mağdurların beyanı, sanıkların savunmalarına göre ortaya çıkan duraksamalar, tereddüte mahal vermeyecek şekilde giderilmesi sağlandıktan sonra sonucuna göre sanıkların olaydaki hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği düşünülmeden, eksik soruşturma ile yetinilip yargılamaya devamla, genel geçişli ifadelere yer verilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması,

4-Sanık …’ın, hükümden sonra 02/02/2018 tarihinde öldüğünün, UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kaydından anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesi gereğince değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, yakınan-(sanık) … vekilinin, sanıklar … ve … savunmalarının, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 25.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.