YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1717
KARAR NO : 2019/3723
KARAR TARİHİ : 24.06.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mağdur … 27.06.2013 günlü kolluk ifadesinde özetle; 27.06.2013 günü saat 20.30-21.00 sularında Ortamahalle Büyükçınar adlı sokak üzerinde çantasının içindeki cep telefonundan kulaklığı ile müzik dinleyerek yürüdüğü sırada arkasından gelen şahsın aniden çantasının içindeki cep telefonunu kulaklığı ile birlikte alarak kaçtığını ileri sürdüğü;
Görevsizlik kararı veren İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.11.2013 tarihli oturumunda; yolda yürüdüğü sırada arkasından gelen üç şahıstan birinin omzuna asılı çantasının içindeki cep telefonunu aldığını fark etmesi üzerine telefonunu yakalayıp tuttutuğunu, aynı şahsın elleri ile iteklemesi sonucu düşüp telefonunun elinden düştüğünü, şahsın telefonu alıp kaçmaya başladığını, yerden kalkıp peşinden koştuğunu, fakat şahsın yanındaki 2 kişi ile birlikte kaçtığını belirttiği, soruşturma beyanı okunduğunda şimdiki ifadesinin daha doğru olduğunu, olaydan şuurunu kaybetmiş bir şekilde karokola gittiğini, şoka girdiğini, akşam karanlığında iteleklenerek yere düştüğünü söylemeyi unutmuş veya yazılmamış olabileceğini belirttiği,
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2016 tarihli oturumunda; sokakta yürüdüğü sırada birileri tarafından takip edildiğini anladığını, bir süre sonra içlerinden birinin arkasından gelip postacı gibi omzunda çapraz olarak astığı çantasını almak istediğini, şahsın kolundan tutup ona engel olmak istediğini, şahsın iteklemesi sonucu yere düştüğünü, muhasebeci olduğu için çantada mükelleflerinin vekaletnameleri,
cüzdanı ve telefonunun bulunduğunu, şahsın çantayı aldıktan sonra kendisini oradaki bir çukura düşürüp kaçmaya başladığını, yerden kalkıp kaçan şahsı yakalamak istediği sırada şahsın çantasının içindeki telefonu alarak diğerlerini kendisine doğru attığını, imdat diye bağırdığı halde kimsenin müdahale edemediğini, çantasını zorla alan kişinin yanında iki kişi daha olduğunu ve birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığını belirttiği, 27/06/2013 tarihli polise verdiği ifadesi okunduğunda “Polise ifade verirken ben çantanın zorla alındığını, boğazıma dolandığını, vermek istemediğimi direndiğimi yere düşürüldüğümü anlattım, kollarım da kıpkırmızı idi. Ancak tutanağa neden yazmadılar bilmiyorum. Tutanağı da okumadan imzaladım” şeklinde açıklamada bulunduğu,
Mağdura ait bir doktor raporunun bulunmadığı gibi mağdurun olaydan sonra bu yönde bir istemde bulunduğuna dair bilgininde dosyaya yansımadığı,
Sanığın ise; … ve onun arkadaşı olan … isimli şahısla birlikte iken, …’in koşarak bir kadının yanına gidip telefonunu aldığını gördüğünü savunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği,
Olay yerini gören … isimli iş yerine ait kamera görüntülerinin bilirkişi marifetiyle alınan dökümünden mağdurun omzunda çapraz halde asılı çantası ile kaçan sanık ve suç arkadaşlarını yakalamaya çalıştığının izlenildiği,
Yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen sanığın suç arkadaşı … … hakkında İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 08.04.2015 gün, 2014/438 Esas, 2015/231 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 142/2-b, 31/3 ve 62 maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 30.04.2015 günü, 2019/3824E-6460 sayılı onama kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca;
Öncelikle; mağdurun aşamalarda değişerek gelişen beyanları arasındaki açık aykırılıklar giderilip olaydan hemen sonra ifadesinin alındığı 27.06.2013 tarihli “Müşteki ifade tutanağı düzenleyen” kolluk personeli tanık olarak dinlenilip ve sanığın suç arkadaşı … …’nun yargılanmasının yapıldığı “İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 08.04.2015 gün, 2014/438 Esas, 2015/231 Karar sayılı” dava dosyasının ya da onaylı bir suretinin dosya arasına konulduktan sonra bu dosyaya da etkili olan deliller ile birlikte bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetinilip yargılamaya devamla, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA 24/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.