Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/10172 E. 2021/2164 K. 09.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10172
KARAR NO : 2021/2164
KARAR TARİHİ : 09.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 esas ve 2020/359 karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 esas ve 2020/176 karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 ve 2018/457 karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “istek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık …’nın temyiz isteminde bulunduktan sonra “Dosyamın onaylanmasını istiyorum.” ya da “… daha da mağdur olmamak için vermiş olduğunuz cezamı onaylatarak geriye kalan cezamı da açık cezaevinde geçirerek ailemi ve kendimi daha da mağdur etmemek için vermiş olduğunuz cezayı onaylatmak istiyorum.” şeklindeki dilekçeleri ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, dilekçelerinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla (bu husustaki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.) yapılan incelemede;
Hükmedilen cezanın tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı CMK’nun 299. maddesi uyarınca REDDİNE, karar verilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin kararın somut delillere dayanmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, lehine yasal ve takdiri indirim maddelerinin uygulanmadığına, sanık … müdafiinin temyiz isteminin ise suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, somut delil bulunmadığına, müştekinin sonradan değişen beyanlarının esas alınmasına, TCK md.150/2 nin uygulanmamasına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde gece vakti sanık … ile katılanın evde alkol aldıkları sırada sanık …’in, katılandan 1000 tl para istediği, katılanın vermek istememesi üzerine katılanın kredi kartını ve şifresini istediği, katılanın vermediğini gören sanık … katılanı bıçakla yaralamasının ardından katılanın korkarak kartı verdiği, bu sırada sanık …’in evde yanında bulunan sanık …’in de parayı atm den çekerek getirip parayı …’e teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, nitelikli yağma suçunu fikir ve işbirliği içerisinde birlikte gerçekleştiren sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı gibi sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yasal ve yeterli olduğu, yine verilen ceza miktarlarına göre de sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 09/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.