Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/6644 E. 2021/2545 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6644
KARAR NO : 2021/2545
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın 28.11.2008 tarihli sözleşmeyle İstanbul’dan alınmasına aracılık ettiği aracı suç tarihinde haksız şekilde elinde bulundurmuş olduğu anahtarla çalıştırarak uzaklaşması şeklinde meydana gelen olayda; sanığın, müşteki tarafından aracın borçlarının ödenmemesi sebebiyle satıcının kendisini sıkıştırdığını bu sebeple İstanbul’dan Araç ilçesine giderek müştekiyle konuştuklarını borç ödenmeyince aracın anahtarını alıp aracı satan …’a durumu bildirdiğini bu şahsın aracı bıraktığı yerden alıp götürdüğünü belirtmesi, müştekinin ise aracın borçlarını taksitle ödediğini, halende ödemeye devam ettiğini ifade etmesi karşısında, bahse konu aracın borçlarının sözleşme tarihinden suç tarihine kadar düzenli şekilde ödenip ödenmediği müşteki ve araç satıcısı olduğu belirtilen … adlı şahıstan sorulmak ve varsa buna dair belgeleri temin edilmek suretiyle sanığın eyleminin TCK’nın 144/1-b maddesindeki suçu oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.