Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/21740 E. 2021/16326 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21740
KARAR NO : 2021/16326
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, HTS kayıtlarına göre olaydan sonraki günlerde de suça konu telefon ile görüşme yapıldığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin yağma suçunun işlenmesinden sonra 155 ve 112 ihbar hatlarını aramasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, telefonun yağmalanmadığına, telefonların maddi değerinin olmadığına, mağdur …’in beyanlarının sanığın teyzesi …’in evvelce tanıyıp tanımaması yönlerinden çelişkili olduğuna, sanığın teyzesi hakkında söylenenler sebebi ile taraflar arasında husumet bulunduğuna, HTS kayıtlarına göre mağdur …’in sanığın teyzesi … ile defalarca görüştüğünü gösterdiğini, bu sebeple kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, …’in tanık olarak dinlenmediğine, tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerine, mağdurun darp raporundaki kesiyi kendisinin yapmış olabileceğinin değerlendirilmediğine, yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur …’in 09.02.2021 tarihli dilekçesi içeriğine göre suça konu eşyalardan cep telefonuna ait zararın giderilmiş olduğunun anlaşılması karşısında kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle mağdurlardan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızaları bulunup bulunmadığının sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/2-3-4 maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine, 26/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.