Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2204 E. 2023/13109 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2204
KARAR NO : 2023/13109
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1039 E. 2022/2220 K.
SUÇLAR : Hakaret ve Tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine- Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Onama-Bozma

I. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-h maddesi uyarınca, davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların temyizleri mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan İlayda Geçmen vekilinin temyiz itirazlarının 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,

II. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet kararına yönelik sanık, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının bu kapsamda olan temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak,
1. Sanığın katılana yönelik söylediği ve tanık beyanları ile sabit olan “ananın mevlüdünü basacağım” şeklindeki tehdit sözlerinin sair tehdit suçunu oluşturacağı ve sair tehdit kapsamında kalan sözlerin yağma suçunun tehdit unsurunu oluşturmayacağından sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2. cümlede düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek sanığın 5237 sayılı Kanun’un 150/1 delalaetiyle 106/1-1. cümleden hüküm kurularak sanığa fazla ceza tayini,

2. Bölge Adliye Mahkemesince katılan lehine hükmedilen toplam vekalet ücretinden, ilk derece mahkemesince tehdit suçundan beraat kararı verilmiş olması sebebi ile katılan tarafın vekalet ücretine hak kazanamayacağı, sadece istinaf mahkemesince görülen dava bakımından katılan lehine vekalet ücretine hükmedileceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın, katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.