Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/3189 E. 2023/13210 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3189
KARAR NO : 2023/13210
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/194 E., 2016/481 K.
SUÇLAR : Tehdit, nitelikli kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/194 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği;
1. Gerekçe içermeksizin kararı temyiz ettiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanığın suç tarihinde evli oldukları, çıkan tartışmada sanık …’in katılana yumruk ile vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, “seni öldüreceğim, seni öldürüp gider 15 yıl yatarım ben alışkınım” şeklinde tehdit ettiğinin iddia edildiği anlaşılmıştır.

2. Katılana ait adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalardaki savunmaları ve dosya içerisinde mevcut adli rapora göre, sanığın katılanı darp ettiğinin sabit olduğu ancak tehdit ettiğine dair katılanın soyut iddiası dışında bu iddiayı destekleyen başkaca bir delilin bulunmadığı, sanığın cezalandırılması için yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, ”Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

2. Kabule göre de;
a. Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden, Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci ve devamı maddeleri gereğince tehdit ve nitelikli kasten yaralama suçları bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

b. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/95 Esas, 2008/151 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında olduğu ve uzlaşma kapsamına alındığı, sanığın tekerrüre esas alınabilecek diğer sabıka kayıtlarının da dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında; anılan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının takdiri gerektiğinin düşünülmemesi sebebiyle hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/194 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.