YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15366
KARAR NO : 2014/6923
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2010/987-2013/571
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Şirket aleyhine açılan tespit davasının reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dilekçesinde; Davacının ¼ hissesinin maliki olduğu dava konusu işyerini, davalı şirketin 01/01/1999 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile taşınmazın diğer hissedarlarından kiraladığını, davalıların işyerinde kuaför ve güzellik merkezi olarak hizmet verdiğini, taşınmazın bulunduğu yerin İstanbul’un en kaliteli ve işlek caddelerinden biri olduğunu, davacı payına 1.000 TL den ödenen kiranın, rayiçlere, hak ve nesafete göre son derece düşük kaldığını, Beyoğlu 2. Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile rayice uygun olarak davacı payının 5000.00 TL net olarak ödenmesinin talep edildiğini belirterek aylık kira bedelinin davacı payına isabet eden kısmının emsal kira bedelleri, hak ve nesafet uygulanarak 5000.00 TL net olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın tarafları arasında kira sözleşmesinin bulunmadığı, 18/11/1964 tarih, 2/4 sayılı içtihadı birleştirme kararında kira tespit davalarını sadece kiralayan veya kiracının açabileceğinin vurgulandığı, bir sözleşmeden doğan uyuşmazlığın kural olarak o sözleşmede taraf olanlar arasında görülüp karara bağlanmasının gerektiği, davacının taşınmazda müşterek mülkiyet hissesinin bulunduğu, gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaza ilişkin 01/01/1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi kiracı davalı şirket ile kiralayan davalı A.. K.. ve dava dışı kiralayan Mevlüt Yıldız ve Abdullah Yıldız arasında düzenlenmiştir. Dosyada bulunan tapu kaydından dava konusu taşınmazın müşterek mülkiyet şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Müşterek mülkiyetle “önemli yönetim işleri” nin nitelikli çoğunluğun (pay ve paydaş çoğunluğu) vereceği karar ile yapılması gerekir. Paylı taşınmazın kiraya verilmesi ve sözleşmenin uzatılması önemli yönetim işlerindendir. Çoğunluk sözleşmenin yapıldığı anda sağlanabileceği gibi sözleşmeden sonra diğer paydaşların yapılan sözleşmeyi benimsemesi ile de sağlanabilir.
01/01/1999 tarihli kira sözleşmesi her biri ¼ er hisse sahibi olan davalı A.. K.., dava dışı kiralayan M..Y.. ve A.. Y..tarafından nitelikli çoğunlukla davalı kiracı şirkete kiralanmıştır.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacının payına (1/4) göre kira parasının tespitine karar verilmesi gereken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.