Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/4182 E. 2014/13710 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4182
KARAR NO : 2014/13710
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2012/1007-2014/63

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, 24.01.2012 tarihinde haciz istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi ile sözlü kira akdine dayalı olarak aylık 550,00 TL’den 10.09.2008-10.09.2011 tarihleri arasındaki 36 aylık kira bedeli olan 19.800,00 TL ödenmediğinden davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili icra takibine itirazında müvekkilinin alacaklı görünene borcu bulunmadığını, kira alacaklarının tamamının elden ve nakit ödendiğini, ayrıca kira sözleşmesinde kira bedelinin aylık 165,00 TL olarak belirlendiğini, icra takibinde ise hangi miktardan yapıldığının belli olmadığını, bu nedenle borca, aylık kira bedeline, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, belirtmiştir. Mahkemece, davalı borçlunun takibe itirazında, takibe konu kira borcunun ödendiğini belirterek itiraz ettiği, takibin aylık 550,00 TL üzerinden yapıldığı, bu nedenle aylık kira bedelinin 550,00 TL olduğunu kabul etmiş sayılacağını, takibe konu kira bedelini de ödediğini kanıtlayamadığını belirterek, itirazın kısmen iptali ile takibin 19.800,00 TL asıl alacak 3.310,36 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kira ilişkisinin varlığını, kira alacağı ile kira miktarını kiralayan davacı, kira parasının ödendiği iddiasının ise kiracı tarafından kanıtlanması gerekir. Davalı kira ilişkisine karşı çıkmadığından, davacının, aylık kira bedelinin, talebinde iddia ettiği gibi, aylık 550,00 TL olduğunu ispat etmesi gerekir. Her ne kadar mahkemece davalının kira bedeline itirazı olmadığı belirtilmiş ise de, davalının itirazında kira bedelinin aylık “165,00 TL” olduğuna dair açıkça itirazı olup, davacının bu itirazının yanında kira bedelini de ödediğini iddia etmesi davacı alacaklının talep ettiği aylık kira bedelini kabul ettiği şeklinde değerlendirilemez. Kaldı ki dava genel mahkemede görülmekte olup, davalı itirazı ile bağlı değildir. Davacı aylık kira miktarının, iddiasında geçen miktarda olduğunu, dosyaya ibraz etmiş olduğu belgelerle ispat edememiştir. Davacı dava dilekçesinin deliller bölümünde her türlü deliller demek suretiyle yemin deliline de dayandığına göre, mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak, sonucuna göre, davacının kira bedelini bu şekilde kanıtlayamaması halinde, davalının itirazında kabul ettiği miktar, kira bedeli kabul edilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde talep edilen miktardan kira bedelleri kabul edilerek, itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.