YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5612
KARAR NO : 2014/6855
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : Bozyazı(Kapatılan) Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/12/2011
NUMARASI : 2009/316-2011/368
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payların iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı V.. Y.. dava dilekçesinde, Bozyazı İlçesi 510 ada 11, 503 ada 1 ve 498 ada 10 parsel sayılı taşınmazlardaki İ..Ç..’in 504/40960 payına yönelik olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/78 esas 2008/240 karar sayılı kararı ile payın iptal edilerek A.. O..l adına tescil edildiğini, Ahmet Oğul’un da söz konusu payı tapuda 23.12.2009 tarihinde davalıya sattığını, satışın kendisine noter aracılığı ile bildirilmediğini belirterek, taşınmazlarda davalı adına kayıtlı payların iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Davacılar V.. Y.. ve İbrahim Neşet Yıldız eldeki dava ile birleşen Bozyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/128 esas sayılı dava dosyasında; Bozyazı ilçesi 510 ada 11, 503 ada 1 ve 498 ada 10 parsel sayılı taşınmazlardaki İ.. Ç.. hissesinin 504/40960 payının harici satıma dayalı olarak Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/148 esas 2008/60 karar sayılı kararı ile iptal edilerek davalı adına tescil edildiğini, tescil hakkındaki mahkeme kararı ile ön alım hakkının doğduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı payların iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkeme her iki davanın birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin ilk olarak Bozyası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/148 esas ve 2008/60 sayılı mahkeme kararı ile İ.. Ç.. hissesini adına tescil ettirdiğini bu şekilde pay sahibi olduktan sonra A.. O.un hissesini satın aldığını bu koşullar altında davacının önalım hakkının bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece; İ..Ç..’in payının 1980 tarihli noter senedi ile davalıya satılarak zilyetliğinin devredildiği, fiili taksimin bu şekilde gerçekleştiği keza satışın yapıldığı tarih itibariyle iki yıllık hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu, birleşen davada ise davalının satış tarihinden önce taşınmazda paydaş olup paydaşa karşı önalım davası açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla da kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. Türk Medeni Kanunu’nun 733 / 3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 510 ada 11 (eski 1023), 503 ada 1 (eski 1021) ve 498 ada 10 (eski 1022) sayılı parsellerde 1008/40960 pay davalı M.. K.. adına kayıtlı olup davalı sahip olduğu bu payın ½ ‘sini 23.12.2009 tarihli satış işlemi ile, ½ ‘sini Bozyası Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.2009 tarihinde kesinleşen 2004/148 esas ve 2008/60 sayılı tescil ilamı ile elde etmiştir. 23.12.2009 tarihli satış işlemine yönelik dava 28.12.2009 tarihinde, hükmen tescil işlemine yönelik dava 26.04.2011 tarihinde açılmıştır.
Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava M.. K.. tarafından İ.. Ç..mirasçılarına karşı açılmış olup; davada 03.12.1974 ve 05.11.1980 tarihli noterden düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi senetlerine dayanılmıştır. Mahkemece davalıların miras bırakanı olan İ..t Ç…’in payını 03.12.1974 tarihli noter senedi ile S.. A..’a ve S.. A..ın da 05.11.1980 tarihli noter senedi ile M.. K..’a satış vaadinde bulunduğu kabul edilerek İ..Ç..adına kayıtlı payın iptali ile davacı M.. K.. adına tesciline karar verilmiş ve karar 09.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen hüküm 23.12.2009 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Satış vaadi sözleşmelerinin incelenmesinden, satış vaadinde bulunulduğu tarih itibariyle taşınmazların tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Satış vaadi sözleşmesi mülkiyeti nakleden sözleşmelerden değildir. Bu nedenledir ki tapuda ferağ işlemi yapılmadıkça önalım hakkı kullanılamaz. Önalıma konu pay 09.07.2009 tarihinde kesinleşen mahkeme hükmüne dayalı olarak tapuda 22.12.2009 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Kesinleşme tarihine göre önalım davası süresinde açılmıştır. Dava süresinde olduğuna göre davalının 23.12.2009 tarihli satıştan önce pay sahibi olduğu düşünülemez. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi, fiili taksim konusunda mahallinde keşif yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.