YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4379
KARAR NO : 2023/3656
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/21 E., 2021/84 K.
DAVA TARİHİ : 23.10.2015
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, şikayet olunan tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, müvekkilinin haciz tarihinin şikayet olunanın haciz tarihinden önce olduğunu, şikayet olunan birikmiş nafaka alacağının imtiyazlı olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili, müvekkilinin alacağının imtiyazlı nafaka alacağı olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararı ile nafaka alacaklarının öncelikli alacaklardan olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2017/914 Esas, 2020/4116 Karar sayılı kararıyla, şikayet olunan haczinin İİK’nın 100 üncü maddesi hükmüne göre ilk kesin hacze iştirak koşullarına sahip olması halinde İİK’nın 140/2 ve 3 üncü hükümleri uyarınca, nafaka alacağının haciz talep tarihinden önceki son bir yıl içerisinde tahakkuk etmiş olan kısmının İİK’nın 206/4-C maddesindeki imtiyazlı durumu nedeniyle satış bedelinden rüçhanlı olarak pay alması, rüçhanlı olmayan nafaka alacağı kalması halinde ise haciz tarihine göre sıralama yapılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekçesiyle, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek icra mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere, İİK’nın 101, 140 ve 206 ıncı maddesi hükümlerine göre şikayet olunan rüçhanlı nafaka alacağının miktarının 5.000,00 TL olduğu, bu tutarın fer’ileri ile birlikte cetvelde ilk sırada pay alması gerektiği, bakiye kısım yönünden, şikayetçinin haciz tarihinin daha önce olduğu, şikayetinde haklı olduğu gerekçesiyle, sikayetin kabulü ile cetvelin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, şikayet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayet olunan vekili temyiz başvuru dilekçesinde; nafaka alacağının sıra cetvelinde öncelikli olarak yer alması gerektiğini, şikayete konu sıra cetvelinin yasaya uygun düzenlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, haciz sıra cetvelinde sıraya ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428, 438/7,8,9. maddeleri ile 439/2. maddesi
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayet olunan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan
kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.