Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2014/10901 E. 2014/12929 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10901
KARAR NO : 2014/12929
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, diğer sanık hakkında beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- 7201 sayılı Yasa’nın 11.maddesinde yer alan “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” hükmüne aykırı olarak kararın katılan vekiline değil, katılan … idaresine tebliğ edildiği anlaşılmakla,
Gümrük idaresi vekilinin temyizi süresinde kabul edilerek beraat eden sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Eylem 5015 sayılı yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan zarar gören EPDK olup, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen gümrük idaresinin kamu davasına katılmasına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceğinden gümrük idaresi adına hazine vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık …’e gerekçeli karar tebligatının 02.02.2010 tarihli duruşmada beyan ettiği adresi yerine farklı bir adrese yapılması usulsüz olduğundan tebliğ tarihinin öğrenme ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek 11/11/2010 tarihli temyizin reddine dair ek kararın kaldırılarak 27/07/2010 tarihli asıl karara yönelik sanığın ve yine 5271 sayılı CMK’nun 260/1.maddesi gereğince suçtan doğrudan zarar gören … adına vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu gözetilerek müşteki vekilinin temyizlerine göre yapılan incelemede;
1- 5015 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasında suçtan doğrudan doğruya zarar gören kurum olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya müdahale hakkı bulunduğu halde, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK.nun 234/1-b-1 maddesine muhalefet edilmesi,
2- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3.maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu düzenleme karşısında söz konusu atıfın, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevleri ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında “Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17/2.maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, “yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını…” kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun ek 5.maddesi uyarınca açılan kamu davasına bakma görevinin 1 nolu Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … ve müşteki EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 23.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.