Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/12214 E. 2020/16775 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12214
KARAR NO : 2020/16775
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere, iade

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan EPDK vekilinin temyiz isteminin nakil aracına münhasıran olduğu gözetilerek, katılan EPDK vekilinin ve sanık …’in temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen (5607 Yasanın 3/12, 3/22, 5/2. maddeleri ) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II- Sanık … ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde ;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 veya aynı Yasanın 3/12. maddesi) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre;
1- Sanıklar … ve … yönüyle; incelemeye esas Bismil Asliye Ceza Mahkemesi’ne ait 2012/17 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 21.10.2011, iddianame düzenlenme tarihinin 16.12.2011 olduğu;
Aynı mahkemenin birleşen 2012/139 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 05.12.2011, iddianame düzenlenme tarihinin 06.03.2012 olduğu, iş bu dosyaların iddianamelerinin tanzim tarihlerine göre aralarında hukuki kesinti olmadığından zincirleme suç hükümleri şartının oluştuğu;
Ancak birleşen aynı mahkemenin 2013/109 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 27.02.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 28.03.2013 olduğu, yine aynı mahkemenin birleşen 2012/194 Esas sayılı dava dosyasında suç tarihinin 29.03.2012, iddianame düzenlenme tarihinin 12.04.2012 olduğu;
İş bu dosyaların ise 2012/17 Esas sayılı dosyanın iddianame tanzim tarihi olan 16.12.2011’den sonra işlenen suçlar olduğu anlaşılmakla hukuki kesinti olduğu gözetilmeksizin, sanıkların 27.02.2013, 29.03.2012 tarihli eylemlerininde zincirleme suç kaspamında değerlendirilerek hüküm kurulması,
2- Sanıklar … ve … yönüyle; birleşen 2012/139 Esas sayılı, 2013/109 Esas sayılı, 2012/194 Esas sayılı dava dosyalarında, sanıkların eylemleri nedeniyle TCK’nun 43.maddesi uyarınca cezalandırma talep edilmediği halde CMK’nun 226. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı tanınmaksızın zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.