Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/18650 E. 2023/6153 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18650
KARAR NO : 2023/6153
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/228 E., 2016/562 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2015 tarihli ve 2014/746 Esas, 2015/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 09.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2.Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/228 Esas, 2016/562 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; Mahkemece sadece adlî para cezası verilebileceği halde, hakkında hem hapis hem de adlî para cezası uygulandığına, suç kastı bulunmadığına, re’sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan firmalar vekili şikâyet dilekçesi ile … Çanta isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.

2.Isparta Sulh Ceza Hâkimliğinin, 24.11.2014 tarihli ve 2014/1017 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada satış reyonunda bulunan 18 adet Louis Vuitton markalı; 10 adet Lacoste markalı olmak üzere toplam 28 adet çantaya el konulmuştur. Sanığın arama tutanağını iş yeri sahibi olarak imzaladığı anlaşılmıştır.

3.Dosyada mevcut 22.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; orijinal ürünler ile suça konu ürünler karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve suça konu çantaların taklit olarak üretildiği ve aldatıcı özelliklere sahip oldukları, üzerilerinde katılan firmalar adına tescilli markaların iltibas yolu ile taklit edilerek kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.

4. Sanık savunmalarında, toptancıdan mal satın alırken farkında olmadan bu çantaları da aldığını, taklit olduklarını bilmediğini ve suç işleme kastı ile hareket etmediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre, çanta ticareti işi ile iştigal eden sanığın, tescilli markaları taşıyan orijinal ürünleri nereden satın alması gerektiğini ve faturasız olarak veya orijinaline göre uygun fiyatlı satın aldığı ürünlerin taklit ürün olup olmadığını yaptığı iş gereği bilebilecek durumda olduğu gözetilerek; sanığın suçun sübutuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiştir.

2.24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/228 Esas, 2016/562 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.