YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20962
KARAR NO : 2023/3695
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/522 E., 2015/711 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli ve 2015/1394 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/522 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında verilen idarî para cezası hakkında Iğdır Sulh Ceza Hakimliği tarafından ret kararı verilmiş olduğu, sanık tarafından yapılan itirazda herhangi bir hukuka uygunluk nedeninin bulunmadığının belirlendiği, söz konusu suçun itiraz tarihinden sonra işlendiği, ayrıca sanığın savunması alınmadan beraat kararı verildiği, bu nedenlerle sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Bakaya kabahati nedeniyle Iğdır Valiliği İl İdare Kurulunun 14.10.2014 tarihli ve 22850 Esas, 962 Karar sayılı kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca 2469,00 TL idarî para cezası ile cezalandırılan sanığın, bu kararın 04.12.2014 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra 11.12.2014 havale tarihli dilekçeyle karara itiraz etmesi üzerine Iğdır Sulh Ceza Hakimliğinin 22.07.2015 tarihli ve 2014/836 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, bu itibarla idarî para cezasının 22.07.2015 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında ise 12.08.2014-09.03.2015 tarihleri arasında bakaya suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Mahkemece, toplanan deliller dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın savunmasının alınmasından vazgeçilerek ifadesinin tespit edilmediği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında bakaya kabahati nedeniyle verilen Iğdır Valiliği İl İdare Kurulunun 14.10.2014 tarihli ve 22850 Esas, 962 sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdarî yaptırım kararının 04.12.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.İdarî yaptırım kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın reddine dair Iğdır Sulh Ceza Hakimliğinin 22.07.2015 tarihli ve 2014/836 Değişik İş sayılı kararı dosya arasında bulunmaktadır.
6.Iğdır Askerlik Şubesi Başkanlığının 03.04.2015 tarihli ihbar yazı ve ekindeki bakaya suç cetveli dosya arasında bulunmaktadır. İhbar yazısı ve ekindeki bakaya suç cetveli incelendiğinde sanık hakkında 12.08.2014-09.03.2015 tarihleri arasındaki bakaya suçundan ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
IV.GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi, sanığın beyanının sonuca etkili olmaması halinde derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın ifadesinin sonuca etkili olduğu, soruşturma evresinde inkar etse bile sonradan duruşmada gerçeğe rücu ederek suçun ikrarı halinde delillerin takdir ve tayini gerekeceği cihetle; Mahkemece, toplanan deliller dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanığın savunması tespit edilmeden suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi gerekçesiyle beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir. Suçun oluşumu bakımından idarî para cezasının hangi bentteki kabahatten (yoklama kaçağı, saklı, bakaya) dolayı verildiğinin bir önemi olmadığı gibi, failin sonraki eyleminin de işlenen kabahat eyleminden farklı bir eylem olması da mümkündür.
Somut olayda, sanığın bakaya kabahati nedeniyle Iğdır Valiliği İl İdare Kurulunun 14.10.2014 tarihli ve 22850 Esas, 962 Karar sayılı kararı ile idarî para cezası ile cezalandırıldığı, idarî para cezasının sanık tarafından yapılan itirazın Iğdır Sulh Ceza Hakimliğinin 22.07.2015 tarihli ve 2014/836 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine 22.07.2015 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında ise 12.08.2014-09.03.2015 tarihleri arasında bakaya suçundan kamu davası açıldığı, dolayısıyla suç tarihlerinden önce sanık hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmadığı anlaşıldığından unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 12.08.2014-09.03.2015 olarak gösterilmesi yerine 09.03.2015 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
4.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/522 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.