YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3475
KARAR NO : 2023/8601
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/33 E., 2015/330 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi ve nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, Malen sorumlu
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma, Kısmî onama
Malen sorumlu …’ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi bakımından; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/33 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 51 inci ve aynı kanun 52 nci maddesi uyarınca erteli 10 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince ele geçirilen çayların müsaderesine ve suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
Suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmemesi, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi ve re’sen göz önüne alıncak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.26.12.2014 tarihinde sanığın kullanımda olan 31 HH 652 plakalı aracın Antakya Yayladağı kara yolunda kontrol noktasında durdurulduğu ve Yayladığı Sulh Ceza Hakimliğinin 22.12.2014 tarihli 2014/720 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden araç içerisinde yapılan aramada arka yolcu koltuklarının sökülmüş olduğu ve sökülen bölümde 400 adet 180 kg Layalina marka çay ele geçirildiği, sanığın rızasıyla kolluk güçlerince teslim alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında; çayların kaçak olduğunu bildiğini, ülke içerisinde yabancı uyruklu bir kişiden satmak amacıyla aldığını ve suçta kullanılan aracın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
3.Yayladığı Sulh Ceza Hakimliğinin 26.12.2014 tarihli 2014/758 Değişik İş sayılı kararı ile ele geçirilen çaylar hakkında tasfiye kararı verilmiştir.
4.Gümrük İdaresince hazırlanan … varakasında ele geçirilen çayların CIF kıymeti 1.600,00 TL ve gümrüklenmiş bedel ise 4.233,60 TL olarak belirlenmiştir.
5.09.01.2015 tarihli makine mühendisi bilirkişisince hazırlanan raporda; suçta kullanılan 31 HH 652 plakalı araçta zula bulunmadığı, taşınan eşyanın miktar ve hacim bakımından aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, araçla taşınmasının gerekli olduğu ve aracın suç tarihi itibarıyla piyasa değerinin 7.000,00 TL olduğu hususunda görüş bildirilmiştir.
6.07.04.2015 tarihli gümrük müşaviri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; ele geçirilen çay paketleri üzerindeki ”Layalina” markasının yabancı menşeili olduğu, üzerinde Arapça yazılar olduğu, Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğine aykırı paketlendiği, faturasının olmadığı bu nedenle kaçak eşya olduğu hususunda görüş bildirilmiş ve anılan raporda ele geçirilen çayların CIF kıymeti 1.200,00 TL ve gümrüklenmiş bedelin ise 3.175,20 TL olarak belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Malen Sorumlu …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Malen sorumlu …’ın 07.07.2015 tarihli talimat duruşmasında dinlendiği, suçta kullanılan
aracı sattığını, davaya katılmak istemediğini beyan ettiği, davaya katıldığı takdirde hükme karşı kanun yollarına başvurabileceği ihtar edilmesine rağmen usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı gibi mahkemece de katılmasına karar verilmediği, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı, malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Nakil Aracı Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;
5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ”Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.” şeklindeki düzenleme gereği yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olacağından katılan … İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
C. Katılan Vekilinin Sanık Hakkındaki Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2005 tarihli ve 2005/504 Esas, 2005/716 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 8 … hapis cezası alan sanığın cezasının 05.01.2012 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması,
3.Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2005 tarihli ve 2005/504 Esas, 2005/716 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 8 … hapis cezasına hükmedilmesi karşısında, yasal imkansızlık bulunmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince hapis cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
4.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiş ise de hükümde 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının kararda gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi ve suça konu kaçak eşyaların tasfiye edilmesine rağmen müsadere kararı ile birlikte tasfiye bedelinin hazineye irat olarak kaydına karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Malen Sorumlu …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/33 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararına yönelik malen sorumlu …’ın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Nakil Aracı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesine yönelik kararda, katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/33 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.