Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/3957 E. 2023/5747 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3957
KARAR NO : 2023/5747
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/468 E., 2016/67 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/468 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 52 nci, 50 nci ve 54 üncü maddeleri uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve 80,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine, tazmini nitelikte para cezasına hükmedilmemesine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve re’sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafinin temyiz istemi, usul ve kanuna aykırı kararın temyizen incelenerek bozulması talebinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde Irak ülkesinden Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük sahasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki minibüs cinsi araçta yapılan aramada 792 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirilmiştir.

2.Sanık aşamalarda atılı suçu ikrar etmiştir.

3.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında gümrüklenmiş değeri 124.619,80 TL olarak belirlenmiştir. Gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla fahiş değerde olduğu anlaşılmıştır.

4.Sanığa ait adlî sicil kaydı dosya arasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1.Katılan vekilinin temyiz talebinin nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği gerekçesine de dayandığı, nakil aracı hakkında açılmış bir dava ve mahkemece kurulan bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

2.Ele geçen kaçak cep telefonlarının miktar itibarıyla ticari mahiyette olması karşısında sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
3.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Suça konu gümrük kaçağı cep telefonlarının gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla fahiş değerde olduğu gözetilerek sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

5.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında

indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,

6.Suç tarihine göre suçtan zarar gören ve kendisini vekille temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

7.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3,4,5,6 ve 7) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/468 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.