YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12013
KARAR NO : 2023/5596
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/4225 E., 2022/1307 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM :İlk Derece Mahkemesi hükmünün tamamen çıkartılarak sanığın beraatine ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/297 Esas, 2019/634 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607
sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2019/4225 Esas, 2022/1307 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün tamamen çıkartılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığın beraatine ve kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, ele geçen kaçak sigaraların yapılan değerlendirmesinde 5607 sayılı Kanun’un ihlal edildiğine, alıcı ile gönderici arasında bulunan GSM kayıtları da dikkate alındığında sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde 25 EZ 027 plakalı Yurtiçi Kargo firmasına ait araçta kaçak sigara ve çay taşındığı şeklinde alınan ihbar üzerine, Erzincan-Erzurum karayolu Akyazı denetim istasyonunda kolluk görevlilerince durdurulan Yurtiçi Kargo firmasına ait 25 EZ 027 plakalı araçta, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle verilen yazılı arama emrine istinaden, saat 07.20 ile 12.30 arasında yapılan aramada, 1 adet koli içerisinde, toplam 48 karton kaçak sigara ele geçirildiği, kargo fişine göre gönderici bilgilerinde yazılı olan telefon numarasının sanık adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
2.Alınan iletişimin tespiti kayıtlarından, kargo gönderici bilgilerinde yazılı olan sanığa ait cep telefon numarası ile alıcı olarak yazılı olan telefon numarası arasında 15.09.2015 tarihinde görüşme kaydının bulunduğu belirlenmiştir.
3.Sanık aşamalarda değişmeyen savunmalarında, kargoyu kendisinin göndermediğini, alıcı ve gönderici olarak görünen kişileri tanımadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4.Yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince, sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık adına kayıtlı bulunan GSM hattı ile kargo gönderisi üzerinde bulunan alıcı bilgisindeki GSM hattı arasındaki görüşmenin olay tarihinden öncesine ait olduğu, ele geçirilen kargo gönderisine ait gerek alıcı gerekse gönderen isimlerin sanıkla ilgisinin olmadığı, yine gönderinin kabul edildiği kargo şubesine ait gönderinin sanık tarafından teslim edildiğine ilişkin herhangi bir tanık beyanı ya da kamera kaydının bulunmadığı, kargo gönderisi üzerinde sanığa ait herhangi bir parmak izi tespitinin de dosyada bulunmadığı, bu suretle sanığa ait GSM hattından, kargo alıcısı olan kişiye ait GSM hattının olay tarihi
dikkate alınarak gönderiden çok önceki bir tarihte yapıldığı anlaşılan görüşme kayıtlarının tek başına sanığın mahkûmiyetine yeterli görülmediği, bu itibarla ortada şüpheli bir durumun söz konusu olduğu cihetle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanığın beraatine, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suça konu kaçak sigaraların müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.05.08.2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki ”(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a)İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … Karar verir” ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki “(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceği, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde verilen yetkinin derhal beraat kararı verilebilecek hallere münhasır olmadığı anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince, Olay ve Olgular başlığı altında (B) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanığın beraatine, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suça konu kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunduğundan, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2019/4225 Esas, 2022/1307 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302
nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ
İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık … hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan suçundan kurulan hükmün, katılan İdare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 05.06.2023