Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/6336 E. 2023/5611 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6336
KARAR NO : 2023/5611
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/100 E., 2015/49 K.
SUÇ : 1-5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesine muhalafet
HÜKÜMLER : 1-Sanıklar … ve … için her iki suçtan beraatleri,
2-Sanık … için her iki suçtan mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, onama, düzelterek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2012/100 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında, hem 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan hem de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine; sanık …’nın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine, ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine, karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.10.2019 tarihli ve 11-2015/252220 sayılı, onama ve düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar … ve … hakkında atılı her iki suçtan verilen beraat kararlarının yerinde olmadığına ve re’sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

2.Sanık … müdafiisinin temyiz sebepleri; müvekkilinin üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’nın yetkilisi olduğu … Elektronik Büro Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde sahte belgeler kullanılmak suretiyle gümrük kaçakçılığı yapıldığına dair yapılan ihbarlar üzerine, beyannamelerin incelenmesi ve sanığa ait iş yerinde yapılan arama sonucu 353 adet para sayma makinesi ele geçirildiği, ithalat işlemlerinde düşük kıymet gösterilerek eksik vergi ödendiği iddiasına konu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden bir adedinin gümrük müşaviri sanık … tarafından, diğer bir kısım beyannamenin ise gümrük müşaviri sanık … tarafından düzenlenip imzalandığı anlaşılmıştır.

2.Gümrük müşaviri olan sanıkların aşamalardaki savunmalarında; eşyaların Türkiye’ye getirtilmesi ve diğer aşamalarda bulunmayan kişiler olarak satış bedelinin gerçekten düşük olup olmadığı konusunda
bilgi sahibi olmalarının mümkün olmadığını, bilmelerinin beklenmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu hususta ancak ithalatçı firmanın bilgilendirme yapabileceğini, gümrük müşavirlerinin görevinin belgelerin doğruluğunu değil, belgelerin uygunluğunu denetlemek olduğunu, kendileri tarafından yapılan işlemde de bu ilkeden farklı hareket edilmediğini, mevzuata ve kanunlara aykırı bir eylemde bulunulmadığını, isnat edilen suçlamaları kabul etmediklerini beyan ettikleri görülmüştür.

3.Eşyanın ele geçiriliş şekli, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, ele geçen 353 adet para sayma makinesinin kaçak olduğu anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
A.Kaçakçılık Suçuna İlişkin Değerlendirmede
Sanıkların aşamalardaki savunmalarına ve tüm dosya kapsamına göre, gümrük müşaviri olan sanıklar …’ün ve …’nın, sanık …’nın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına konu eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak ettiklerine dair
delil elde edilememesi ve haklarında verilen beraat kararların isabetli olduğunun anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun somut olayda gerçekleşmediği ve sanık …’nın atılı eyleminin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilerek;
1.Sanık …’nın kaçakçılık suçuna konu eylemleri için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde hüküm altına alınan “Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,…Halinde, dava zamanaşımı kesilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık … hakkında 07.04.2015 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebep de bulunmadığından, 07.04.2023 tarihi itibarıyla atılı suç için 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu,

2.Gümrük müşaviri sanıklar …’ün ve …’nın kaçakçılık suçuna konu eylemleri için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, zamanaşımını kesen son işlemin 25.09.2012 tarihli savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Değerlendirmede
1.Resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle gümrük müşaviri olan sanıklar açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun (4458 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun … memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü uyarınca eylemin 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu cihetle; sanıklar … ve … için zamanaşımı süresinin dolmadığı,
Ancak;
Olay ve Olgular başlığı altında değinilen hususlar karşısında, dosya kapsamı, sanıkların aşamalardaki beyanları ve savunmalarının aksine somut bir kanıt da bulunmaması nedenleriyle mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Resmi belgede sahtecilik suçu yönüyle şirket yetkilisi sanık … için; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde hüküm altına alınan “Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,…Halinde, dava
zamanaşımı kesilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık … hakkında 07.04.2015 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebep de bulunmadığından, 07.04.2023 tarihi itibarıyla atılı suç için 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A.Sanıklar … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Kurulan Hükümlere Yönelik Olarak Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünde (B-1) paragrafında açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2012/100 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararında, katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,

B.Sanıklar Hakkında Kaçakçılık Suçuna İlişkin Kurulan Hükümlere Yönelik Olarak Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2012/100 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak tüm sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, ele geçen ve kaçak olduğu anlaşılan 353 adet para sayma makinesinin 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,

C.Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Kurulan Hükme Yönelik Olarak Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünde (B-2) paragrafında açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2012/100 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle karar verildi.