Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/12989 E. 2023/10335 K. 23.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12989
KARAR NO : 2023/10335
KARAR TARİHİ : 23.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/503 E., 2022/104 K.
SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2019/503 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararının ceza miktarı itibarıyla kesin nitelikte olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca ise suçtan zarar gören kuruma gerekçeli kararın tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54844 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54844 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Dosya kapsamına göre, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçunun, anılan Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddelerine göre asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, somut olayda suç tarihinin 21/05/2009 ve ilk iddianame düzenlenme tarihinin 12/06/2019 olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’nun 67/2. maddesi gereğince yapılan incelemede zamanaşımını kesen neden bulunmadığı anlaşılmakla, anılan Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, ilk iddianamenin düzenlendiği 12/06/2019 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeksizin, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2-Kabule göre de,
Sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun’un 56/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 63/10. maddesinde düzenlenen önödemeye tâbi suç kapsamında kaldığı, soruşturma aşamasında usulüne uygun olarak önödeme önerisi düzenlenmediği ancak sanığın, kolluk tarafından 01/02/2019 tarihinde alınan beyanında önödeme teklifini kabul etmemesi üzerine Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında 12/06/2019 tarihli iddianame tanzim edilmesi üzerine, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de;
Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2022 tarihli kararından önce, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında 12/06/2019 tarihli iddianamesinden sonra, 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere; “Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer … ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.” şeklinde bir düzenleme eklenmesine rağmen, soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun önödeme önerisi tebliğ edilmediği gibi Mahkemesince de 7188 sayılı Kanun uyarınca önödeme hususuyla ilgili olarak taksit miktarlarına ve ödeme şekline ilişkin getirilen düzenlemelere yönelik açıklamaların yer alacağı bir ödeme emrinin sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki kanun yararına bozma isteminin (1) nolu maddesi yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre kanun yararına bozma isteminin (2) nolu maddesi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) nolu isteminin KABULÜNE,
2.Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2019/503 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, bozma nedenine göre kanun yararına bozma isteminin (2) nolu maddesi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.