YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16187
KARAR NO : 2023/10332
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/365 E., 2021/546 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıkların eyleminin suç tarihi itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan … Vekili, Sanıklar ve Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Başkale (Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2012/300 Esas, 2014/244 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 250 gün karşılığı 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.05.2020 tarihli ve 2016/12561 Esas, 2020/4757 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 veyahut aynı Yasanın 3/12. maddesi) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1. 10.05.2012 tarihli olay tutanağına göre, 1345 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde hapis ve adli para cezasının alt sınırından uzaklaşılarak sanıklar hakkında fazla cezaya tayini,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/365 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 10 … hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekilinin temyiz isteği, sanıklar aleyhinde re’sen dikkate alınacak nedenlerle, sanıklar … ve … hakkında verilen hapis cezalarının ertelenmesi ve kurumları lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
3.Sanıklar …, … ve …’nin temyiz istekleri, şartları oluşmasına rağmen lehe kanunların değerlendirilmediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
4.Sanık … müdafiinin temyiz isteği, yapılan adlî arama işleminin usul ve kanuna aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkilinin savunması doğrultusunda tankların dibinde kirin birikmesi halinde ulusal marker ölçümünün geçersiz çıkma ihtimalinin olup olmadığı hususunda alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, yasal koşulları oluşmasına rağmen verilen hapis cezasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen gözetilerek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından Başkale-Van karayolunda bulunan “… Gıda” adlı akaryakıt istasyonunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ile imzalanan protokol gereği yapılan denetimde, akaryakıt istasyonunda bulunan 2 numaralı pompadan alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, toplam 1345 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği, sanık …’nin iş yerinde bulunduğu, iş yerinin sanıklar … ve … tarafından ortak olarak işletildiği anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamında bulunan ulusal marker tespit tutanağına göre, akaryakıtın cinsinin motorin, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.
3.Suça konu akaryakıt için alınan TÜBİTAK-MAM raporunda, numunenin solvent ve motorinden oluştuğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğu bildirilmiştir.
4.Defterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13.11.2012 tarihli yazısına göre, bahse konu akaryakıt istasyonunun sanıklar … ve … tarafından ortak olarak işletildiği belirlenmiştir.
5.Sanık …; istasyonu sanıklar … ve …’in işlettiğini, istasyonda kimse olmadığı için geçici olarak kendisinin bakmasını istediklerini, kendisinin de birkaç defa benzin ve motorin satışı yaptığını, sanık …’in kardeşi, sanık …’in de akrabası olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, sanık …; istasyonu sanık … ile ortak olarak işlettiklerini, tankların
ağzı açık olduğu için kar ve … sularının yakıtı kirletmiş olabileceğini, sanık …’in tank kapaklarını işten anlamadığı için açık bırakmış olabileceğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, sanık …; iş yerini sanık … ile ortak olarak işlettiklerini, abisi olan sanık …’nin bu iş yerinde çalıştığını, kendisinin şirketi devir aldıktan sonra İstanbul’a gezmeye gittiğini, şirket ile sanık … ve abisi olan sanık …’in ilgilendiğini, kaçak motorin satmadıklarını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
6.Sanıklara soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmadığı, bozma üzerine yargılama aşamasında ise indirim oranı 1/3 olarak bildirilerek ihtarat yapıldığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, sanıkların eyleminin 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan … Vekili, Sanıklar ve Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili, sanıklar ve sanık … müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.Sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarının anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması,
2.5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci
fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılmaları ve haklarında ödemediklerinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3.Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, suçtan zarar görüp katılmasına karar verilen ve kendisini vekille temsil ettiren Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyerek, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi,
5.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 gün ve 111/7 sayılı “Yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 gün ve 4/3 sayılı “Tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanıkların yükümlülüklerini öğrenmeleri ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacakları hususunda karar vermelerine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve kanuna aykırı hüküm kurulması,
6.Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun, davaya katılan sıfatı ile kabul edildiği halde gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan … Vekili, Sanıklar ve Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/365 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, sanıklar ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.