YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4876
KARAR NO : 2023/9528
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/382 E., 2022/449 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Gümrük İdaresi Adına Hazine Vekili Yönünden
Sanıkların eylemlerinin suç tarihi, ele geçen eşyanın niteliği ve suçun işleniş biçimi itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet suçu (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan doğrudan zarar gören Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık … Müdafii ile Sanıklar … ve … Yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2015 tarihli ve 2013/368 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 2 yıl 1 … hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık … ve müdafii, sanıklar … ve … ile katılan malen sorumlu … Oto. Ürün. San. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2017/11112 Esas, 2020/10059 Karar sayılı ilâmıyla “… sanık …’ın savunması karşısında … İnşaat firmasının müdürü olan … dinlenilmeden eksik araştırma ile hüküm tesisi, eylem suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer aldığı halde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası uyarınca hüküm tesisi, eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanıklar lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olması, nakil aracı iyiniyetli üçüncü kişiye ait olmasına karşın nakil aracının müsaderesine karar verilmesi ve sair hüküm hataları” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2020/382 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 2 yıl 1 … hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin haksız yere reddedildiğine, malın alıcısı olan sanık …’un eşyanın kaçak olduğunu bilebilecek durumda olmadığına, suç kastının bulunmadığına, haklı bir neden bulunmadığı halde alt sınırdan uzaklaşıldığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
… petrolde şoför olarak çalışmakta olup kendisine verilen işi yaptığına, eşyanın kaçak olduğunu anlamasının mümkün olmadığına, hakkında yasal ve takdiri indirimlerin uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine ilişkindir.
C. Sanık …’nun Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediği sabit olduğu halde hakkında mahkûmiyet hükmü tesisi edildiğine, … İnşaat firmasında yetkisi bulunmadığına dair beyanların olduğuna, kolluk görevlilerinin olay mahallinde şirket yetkililerine ulaşamaması üzerine ulaşılabilen tek kişi olan kendisinin sorumlu tutulduğuna, mahkûmiyetine dair yeterli delil bulunmadığına ve re’sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan …’ın şoförlüğünü yaptığı katılan malen sorumlu … firması adına kayıtlı … plaka sayılı tankerin kolluk görevlilerince akaryakıt kaçakçılığına yönelik yol uygulamasında durdurulduğu, sanık …’ın araçta akışkanlık düzenleyici müstahzar olduğunu ifade ederek görevlilere sanık …’a ait … Petro Kimya tarafından düzenlenmiş 19.880 kg miktarında akışkanlık düzenleyici müstahzara ilişkin sevk irsaliyesi ibraz ettiği, tankerdeki üst gözlerle alt boşaltım gözlerindeki mühürlerdeki firma yazılarının kazındığının görülmesi üzerine araçtaki üründen numune alındığı ve 19.880 kg ürüne el konulduğu, sanık …’ın müdafisiz kolluk ifadesinde; 5-10 gündür … Petro Kimya adlı iş yerinde kamyon şoförü olarak işe başladığını, şirket yetkilisinin … olduğunu, şirketin madeni yağ işi yapmakta olduğunu, olay tarihinde saat 18.00 sıralarında …’un kendisine Ankara iline gidecek yük olduğunu, tankeri iş yerinden almasını söylemesi üzerine iş yerinden sevk irsaliyesi ve tankeri alarak yola çıktığını belirttiği, …’ın mahkeme huzurunda da doğruladığı müdafiisiz kolluk ifadesinde; ürünü … İnşaat firmasından satın aldığını ve Adar Gres firmasına sattığını, ancak malın sevk irsaliyesinde belirtildiği gibi akışkanlık düzenleyici müstahzar değil de hidrolik sistem yağı olduğunu, bu hatanın muhasebecilerinin yazım hatasından kaynaklandığını belirtmesi üzerine soruşturmanın … firmasına yönelik olarak genişletildiği, … firmasının muhasebesici sıfatıyla soruşturmaya dahil edilen sanık …’in müdafii eşliğinde alınan kolluk ifadesinde; ürünün … Petro Kimya adlı firmaya kendileri tarafından satıldığını ve Hidrolik Transmisyon yağı olduğunu belirttiği anlaşılmıştır.
2.Tübitak MAM raporunda ise numunenin bitkisel yağ ve mineral yağ esaslı olup, organik çözücü içermediği, akışkanlık düzenleyici müstahzar veya hidrolik sistem yağı olmadığı, 5015 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin yirmibirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında enerji elde etmek amacıyla kullanılabileceği, dizel motorlarda kullanılmak amacıyla piyasaya sürülebileceği belirtilmiştir.
3.Sanık …’ın savunmasında özetle; olay tarihinde patronu olan sanık …’un kendisine Dilovasında faaliyet gösteren … İnşaat adlı firmaya giderek oradan ilgili petrol ürününü … plakalı tankere yükleyip Ankara iline götürmesini söylediğini, bunun üzerine … İnşaat adlı firmaya gittiğini, … İnşaatta ürünün tankere yüklendiğini, … tarafından bırakıldığı söylenen kendisine verilen sevk irsaliyesini de alarak yola çıktığını, ürünün kaçak olduğunu bilmediğini beyan ettiği, sanık …’ın savunmasında özetle; dava konusu petrol ürününü … İnşaat adlı firmadan hidrolik transmisyon yağı olarak aldığını ve Ankara ilinde bulunan Ader Gres adlı firmaya sattığını, ürünü … İnşaatta çalışan ve satış müdürlüğü yapan …’ndan satın aldığını, ürünün kaçak olduğundan haberinin olmadığını belirttiği, sanık …’nun savunmasında özetle; … İnşaatta muhasebe işlerine bakmakta olduğunu, şirketin temsilcisinin ise … olduğunu, şirkette ortaklığının bulunmadığını, vekaletle de işleri yürütüyor olmadığını, diğer sanıkları tanımadığını belirttiği ve böylece tüm sanıkların atılı suçlamayı inkar ettikleri anlaşılmıştır.
4.Bozma sonrası Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda … İnşaat firmasının suç tarihindeki temsilcisinin … olduğu anlaşılmış olup, tanık …’nin beyanında; suç tarihinde … İnşaat isimli şirketin sahibi olduğunu, … madeni Yağlar isimli şirket bünyesinde de madeni yağ alım satımı ile uğraştıklarını, …’nun … İnşaat firmasının muhasebe görevlisi olduğunu ancak şirketin pazarlama işleri ile de uğraşmakta olduğunu ifade ettiği belirlenmiştir.
5.Malen sorumlu firma yetkilisi İ.D’nun beyanında; nakil aracını suç tarihinden önce sanık …’a kiraladıklarını, sanığın kaçak eşya nakledeceğinden haberlerinin olmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Adına Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıkların eyleminin suç tarihi, ele geçen eşyanın niteliği ve suçun işleniş biçimi itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükmü temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Müdafii ile Sanıklar … ve …’ın Temyiz İstemleri Yönünden
1.Dava konusu ürünün sevk irsaliyesinde belirtildiği gibi akışkanlık düzenleyici müstahzar ya da sanık … tarafından iddia edildiği gibi hidrolik yağı değil de 5015 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin yirmibirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında mineral ve bitkisel yağ karışımı olması, sanık …’ın eşyanın kaçak olduğunu bilmediğini ifade etmesine karşın, tankere yükleme yapıldığı esnada orada olması ve tankerin boşaltım gözlerindeki mühürlerdeki firma yazılarında kazıntı yapılmış olması, sanık …’in müdafii eşliğindeki kolluk ifadesinde malı kendilerinin sattığını doğrulaması, sanık …’un da malı …’den satın aldığını belirtmesi ve tanık …’nin beyan içeriğindeki anlatımı, …’un malın göndericisi olması ve malın sevk irsaliyesinde akışkanlık düzenleyici müstahzar olarak belirtilmesi, akabinde ise …’un yanlışlık olduğunu söyleyerek hidrolik sistem yağı olduğunu belirtmesi, ürünün ise ne akışkanlık düzenleyici müstahzar ne de hidrolik yağı olmaması karşısında sanıkların savunmalarına itibar etmenin mümkün olmadığı, atılı suçun sübuta erdiği, mahkemenin bu yöndeki gerekçelerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık … müdafiinin 17.05.2022 tarihli celseye aynı gün gönderdiği mazeret dilekçesine konu mesleki mazeretini belgelendirmediği anlaşıldığından mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin mahkemece reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Ele geçen eşyanın miktar ve değeri ile bu kapsamda mahkemece gösterilen gerekçeler itibarıyla temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Mahkemece sanıklara 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve sanıkların gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödeyecek güçlerinin olmadığını belirttikleri, sanıkların dosyaya yansıyan sosyal ekonomik durumlarına göre ödeme güçleri de nazara alındığında sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde
belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
6. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Gümrük İdaresi Adına Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2020/382 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Müdafii ile Sanıklar … ve …’ın Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında (6) numaralı bentte açıklanan nedenle Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2020/382 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden vekalet ücretine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.