YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5378
KARAR NO : 2023/4834
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Erzurum Çocuk Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2013/668 Esas, 2014/730 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 1 yıl 1 … 10 gün hapis
cezası ve 320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın 1 yıl 1 … 10 gün süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2.Erzurum Çocuk Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk müdafiisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/10353 Esas, 2022/3858 Karar sayılı ilâmıyla; 15.04.2020’de yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile suça sürüklenen çocuk lehine getirilen düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca zarar bildiriminde yanıltılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Erzurum Çocuk Mahkemesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/390 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaleti ile 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapisten çevrilen 4.000,00 TL adlî para cezası ile gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.02.2023 tarihli ve 2022/139811 numaralı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebebi; atılı suç bakımından dava zamanaşımı sürelerinin tahakkuk etmiş olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulan suça sürüklenen çocuğa elindeki siyah poşette ne olduğu sorulduğunda rızası ile açarak poşet içerisindeki sigaraları teslim ettiği ve yapılan sayımda toplam 5 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Suça sürüklenen çocuk …’nin bozma öncesi atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince 15 yıl olduğu, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince 10 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi bulunduğu anlaşılmakla, temyiz inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımı dolmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu husustaki temyiz sebebine iştirak edilmemiştir.
2.Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; Mahkemece tarafından suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı gösterilmemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun bu hususta yanıltılmış sayılamayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
3.Katılan … İdaresi ile atılı suçun niteliğine göre doğrudan zarar görmeyen …’nın karar başlığında katılan sıfatıyla ayrı ayrı gösterilmesi karşısında, hangi idareye verildiği belli olmayacak şekilde “Katılan kurum vekilinin duruşmalara katılmamış olması nedeni ile 1.900,00 TL dilekçe yazım ücretinin SSÇ’den alınarak katılan kuruma verilmesine,” yazılmak suretiyle hüküm tesisi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmekle hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri ise reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Çocuk Mahkemesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/390 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasından ”Katılan kurum” ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ”Katılan … İdaresi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.