Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/822 E. 2023/6595 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/822
KARAR NO : 2023/6595
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/34 E., 2021/135 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/140 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesi uyarınca 6 … hapis ve 200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça

konu emvallerin müsaderesine karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2018/4910 Esas, 2020/2380 Karar sayılı ilâmıyla;
”UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında 03/04/2015 tarihinde aynı yerde işlediği suçla ilgili olarak, 20/05/2015 tarihinde iddianame düzenlenip, aynı suçtan Kargı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/12/2015 tarihli ve 2015/99E, 2015/239K sayılı kararı ile sanık hakkında ağaç kesmek suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğu, yine aynı sanık hakkında temyizde görülmekte olan Kargı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/59 E. 2015/140 K. sayılı dava dosyasının ise suç tarihi 03/03/2015 olup, 26/03/2015 tarihinde iddianame tanzim edildiği, suç tarihlerinin yakın olduğu da gözetilerek, kesilen ağaçların aynı yerden kesilen ağaçlar olup olmadığı, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de,
1-Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda, önce kesilen ağaç sayısının alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirdiği belirtilip, daha sonra alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir gerekçe olmadığının belirtildiği ve fakat daha sonra bu son cümlenin üstü çizilerek paraflanıp, alt sınırın üzerinde ceza tayin edilerek, gerekçeli kararda da bu defa bu son cümle çıkarılarak, teşdiden ceza tayin edildiği yazılarak, çelişkili hüküm kurulması,
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nispi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nispi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140E.,2015/85K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/34 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 53 ünc, 58 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca 5 … hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, suça konu emvallerin müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç konusu emvalleri düşük ve devrikten temine ettiğine, dikiliden ağaç kesmediğine, motorlu testere kullanmadığına, teşdidin haksız olduğuna, cezanın paraya çevrilmesi ve beraati gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde hayatiyetini kaybedecek şekilde 9 adet ağaç kesildiğinin tespiti üzerine yapılan araştırmada sanığın ikametinin ve ahırının önünde suça konu emvaller ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmalarında ağaç kesmediğini, çürümüş haldeki odunları topladığını beyan etmiştir.

3. Orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda orman sayılan yerde 83 adet ağacın dallarının budandığı, yakacak vasıftaki 9 adet ağacın dikiliden motorlu testere ile kesildiği tespit edilmiştir. Fen bilirkişisinin düzenlendiği raporda kesim yapılan yerin orman parseli olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, bozma ilamında belirtilen Kargı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/12/2015 tarihli ve 2015/99 E, 2015/239K sayılı dosyasında sanık hakkında kaçak orman emvali nakletme suçundan cezalandırılması istemiyle dava açıldığı gerekçesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Kargı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/12/2015 tarihli ve 2015/99 E, 2015/239 K. sayılı kararında sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinde düzenlenen ağaç kesme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanık hakkında 03.04.2015 tarihinde aynı yerde işlediği suçla ilgili olarak, 20.05.2015 tarihinde iddianame düzenlenip, aynı suçtan Kargı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.12.2015 tarihli ve 2015/99 E, 2015/239 K. sayılı dosyasında suç tarihlerinin yakın olduğu da gözetilerek, kesilen ağaçların aynı yerden kesilen ağaçlar olup olmadığı, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğunun gözetilmemesi,

2.Suça konu emvalin müsaderesi hususunda uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 54 üncü maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/34 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle

BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.