YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7319
KARAR NO : 2021/3765
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(3533 Sayılı Kanun Uyarınca Hakem Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki “taşınmazın terk amacı dışında kullanıldığının tespiti” istemi ile açılan davada mahal mahkemesince “hakem sıfatıyla” verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14/06/2021 gün ve 2018/4362 Esas – 2021/3979 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmazın terk amacı dışında kullanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili; … ada 1 parsel sayılı 70.420 m2 yüzölçümlü taşınmazın tamamının 26.05.1942 tarihli kadastro çalışmaları sonrasında Hazine adına tespit gibi tescil edilmiş iken, 1952 yılında ifraz edilerek 427 ada 7 parsel (330 m2) ve 427 ada 8 parsel (70.090 m2) olarak Hazine adına tescil edildiğini, 427 ada 8 parselin 1840 m2’lik kısmının ise yeniden ifraz edilerek kalan 68.250 m2’sinin “yeşil alan” olarak kullanılmak üzere 3194 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca ilgili belediye adına terk edildiğini, ancak taşınmazın terk amacı dışında ticari amaçla kullanıldığının idarelerince yapılan denetimlerde tespit edildiğini, bu durumun anılan Yasanın 11. maddesine aykırı olduğunu beyan ederek; daha sonra “tapu iptali ve tescili” ile “taşınmazdaki terk amacı dışındaki kullanımların kaldırılması” istemleriyle açılacak davalara esas olmak üzere, dava konusu taşınmazın terk amacı dışında kullanıldığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece “hakem sıfatıyla”; 4916 sayılı Kanunla 3533 sayılı Kanunda değişiklik yapıldığı, mülkiyetin aynına ilişkin uyuşmazlıkların hakemin görev alanından çıkarıldığı, genel mahkemelerin görevine bırakıldığı, ayrıca, kural olarak eda davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davasının da açılamayacağı, taraflar arasındaki çekişmenin genel mahkemelerde açılacak mülkiyetle ilgili dava sırasında çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle; “…3533 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde itiraz yolu açık olmak üzere davanın reddine”… karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14/06/2021 gün, 2018/4362 Esas – 2021/3979 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
3533 sayılı Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yol ile Halli Hakkında Kanunun:
a-) 1. maddesinde; “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete, belediye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler.” hükmüne,
b-) 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmesinden önceki 6. maddesinde; “Hakem tarafından verilecek kararlar kat’idir ve tescile tabi değildir. Aleyhine hiçbir makam ve mahkemeye müracaat edilemez. Ancak hakem tarafından verilmiş olan karara karşı yeniden tetkiki icap ettirecek haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde kararın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde kararı veren hakeme itiraz olunabilir. İtiraz üzerine verilecek kararlar kat’idir”. hükmüne yer verilmiş,
c-) 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 01/02/2018 tarihinde kabul edilen 7078 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 17. maddesi ile aynen kabul edilen 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 17. maddesi ile 6. maddesi; “2’nci madde kapsamında verilen kararlar hariç olmak üzere hakem kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun ilgili hükümleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi yapacağı inceleme sonucunda; a) Hakem kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varırsa başvurunun reddine, b) Hakem kararının usul veya esas yönünden hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa gerekirse duruşma açarak yapılacak yargılama sonucunda yeniden esas hakkında, kesin olarak karar verir. İstinaf kanun yoluna başvurulması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur.” şeklinde düzenlenerek değiştirilmiştir.
d-) 7078 sayılı Kanunun 18. maddesi ile aynen kabul edilen 694 sayılı KHK’nın 18. maddesi ile eklenen Geçici 4. maddesi; “6’ncı maddede yapılan değişiklik hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle itiraz aşaması tamamlanmamış olanlar dahil olmak üzere hakemde görülmekte olan davalarda da uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, 694 sayılı KHK uyarınca 3533 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle “3533 sayılı Kanun uyarınca hakem sıfatıyla verilen kararlara karşı” temyiz kanun yoluna değil istinaf kanun yoluna başvuru yolu açılmıştır. Ayrıca aynı KHK uyarınca 3533 sayılı Kanuna eklenen Geçici 4. madde gereğince, “Kanunun (değişik) 6. maddesinin” yürürlüğe girdiği tarih itibariyle itiraz aşaması tamamlanmamış olanlar dahil olmak üzere hakemde görülmekte olan davalarda da uygulanacağı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da itiraz aşamasının henüz tamamlanmadığı anlaşıldığına göre; 3533 sayılı Kanun uyarınca takhim suretiyle “itiraz yolu” açık olmak üzere verilen kararın davacı Hazine vekilince itiraz yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz edilmesi üzerine, yukarıda anılan yasa maddesi uyarınca temyizi kabil olmayan hakem kararına yönelik “temyiz dilekçesinin reddi” ile istinaf incelemeleri yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine “tetkiksiz iadesine” karar vermek gerekirken, davanın reddi yönündeki kararın onanmasına ilişkin Daire kararının doğru olmadığı davacı tarafın karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14/06/2021 gün, 2018/4362 Esas -2021/3979 sayılı onama Kararının belirtilen nedenlerden dolayı ortadan KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin hakem sıfatıyla verdiği 28/04/2016 tarih, 2016/17 Esas (Hakem) – 2016/11 Karar (Hakem) sayılı kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine, istinaf incelemeleri yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE 09.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…
…