Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3304 E. 2024/87 K. 09.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3304
KARAR NO : 2024/87
KARAR TARİHİ : 09.01.2024

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/4122 E., 2023/535 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/23 E., 2022/455 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.01.2021 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 11390 ada 188 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 11, 12 ve 13 numaralı bağımsız bölümlerin satış bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ancak tapularının ileride müvekkiline devredilmek üzere davalı adına tescil edildiğini, bu hususta taraflar arasında iki ayrı sözleşme düzenlendiğini ve davalının taşınmazların devri konusunda müvekkilinin eşine vekaletname verdiğini; daha sonra davalının müvekkilinin eşini azlettiğini, taşınmazların tapu kaydı üzerine davalının amcasının şirketinin borcu nedeniyle haciz şerhi konulduğunu ve davalının taşınmazların tapusunu müvekkiline devre yanaşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın satış bedelini müvekkilinin ödediğini, taşınmazı Halk Bankasına kiraya verdiğini, kira bedelinin amcasının borcuna mahsuben Vakıf Bankasına yatırıldığını, müvekkilin amcasının borcuna kefil olduğunu, taşınmazların haczedildiğini, davacıdan yardım istendiğini, davacının dava konusu taşınmazların davacınınmış gibi gösterilerek bankalardan uzlaşma ve faiz indirimi taleplerinde bulunulabileceğini söyleyip davaya dayanak belgeleri müvekkiline imzalattığını, bunun üzerine bankalarla anlaşma sağlandığını, davaya dayanak belgeler arasında çelişkiler olduğunu, davacının taşınmazın yerinden dahi haberinin olmadığını, müvekkilinin belgelerdeki imzayı inkar etmediğini ancak yazının müvekkiline ait olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında inanç sözleşmesi tanzim edildiği, davalı tarafça sözleşmedeki imzanın inkar edilmediği, sözleşme içeriğinin taraflar arasında ihtilaflı olmadığı, davalı tarafça sözleşmenin icra tehdidinden kurtulmak amacıyla imzalandığı belirtilmiş ise de buna ilişkin savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; önceki beyanların tekrarlayarak, davaya dayanak sözleşmelerin inançlı temlik sözleşmesi olmadığını, sözleşmelerin hata ve hile sonucu düzenlendiğini, amacın faiz indirimi sağlamak olduğunu, delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı hem el yazılı hem bilgisayar ortamında hazırlanan iki adet inanç sözleşmesi bulunduğu, sözleşme içeriğinde taşınmazın davacıya ait olduğu ve ilerde devredileceğinin ikrar edildiği, imzaların inkar edilmediği, davalının el yazısı ile kendisine bir şeyler imzalatıldığını hataya düştüğünü beyan ettiği ancak irade fesatına uğradığına ilişkin ispatının bulunmadığı, el yazısı olmayan sözleşmenin de el yazısı olan belgeyi teyit ettiği davacının dayandığı hem el yazılı hem bilgisayar ortamında hazırlanan iki adet inanç sözleşmesi bulunduğu, sözleşme içeriğinde taşınmazın davacıya ait olduğu ve ilerde devredileceğinin ikrar edildiği, imzaların inkar edilmediği, davalının el yazısı ile kendisine bir şeyler imzalatıldığını hataya düştüğünü beyan ettiği ancak irade fesatına uğradığına ilişkin ispatının bulunmadığı, el yazısı olmayan sözleşmenin de el yazısı olan belgeyi teyit ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle birlikte, kararların gerekçeli olmadığını, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, sözleşmenin içeriğinin müvekkilinin bilgisi dışında doldurulduğunu, delillerinin toplanmadığını, yazılı delillerinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin zor durumda bulunmasından istifade edilerek sözleşmelerin düzenlendiğini, sözleşmelerin gerçek iradeyi yansıtmadığını, davacının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas ve 1947/6 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davaya dayanak sözleşmelerle davalıya yarar sağlandığının ve davalı tarafın irade fesadına yönelik savunmasının somutlaştırılmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.