Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2024/41 E. 2024/466 K. 24.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2024/41
KARAR NO : 2024/466
KARAR TARİHİ : 24.01.2024

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1588 E., 2023/2500 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/73 E., 2023/23 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, … Mahallesi, 8708 ada 25 parsel sayılı arsanın 1/2 paylık kısmın davalı tarafın kullanımında olduğunu, davacının da kendisine isabet eden 1/2’lik kısımda kendi evini inşa ederek oturmaya başladığını, davalının binanın yapılmasına katkısı olmadığı halde ecrimisil talebi ile bir dava açtığını belirterek arsanın üzerinde altlı üstlü iki adet dairenin (muhdesatın) davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davanın görülmesinde hukuki yararının bulunmadığını, yapıların ruhsatsız olduğunu, hakkında yıkım kararı verilecek yapı hakkında aidiyet hükmünün kurulamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, Gazi Mahallesi, 8708 ada 25 parselde bulunan iki katlı yapının davacı …’e ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada harcın tamamlanmadığını ancak mahkemece raporda tespit edilen miktar üzerinden harç ve yargılama giderinin hesaplandığını, arsanın üzerindeki bina ile birlikte satın alındığını, bu katın tamamlanmasına davacının katkısının bulunmadığını, yapının kaçak yapı olduğunu, yıkım kararı verileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmaz hakkında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasının mevcut olmadığı, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunmadığı, kaldı ki taşınmazın taraflar adına kayıtlı da olmadığı, bu durumda muhdesat tespiti talebi yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arsanın muhtar senedi ile satın alındığını, taraflar adına tapu kaydının olmadığını, davacı tarafından arsa üzerine bina yapıldığını, binanın yan tarafında ise davalının temel attığı inşaatının olduğunu, davalının davacının kendisine ait yapıda hak iddiası üzerine bu davanın açıldığını, davada hukuki yararın olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı HMK’nın 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. Somut olayda, davacının muhdesatın tespiti davası açmada güncel hukuki yararı bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.