Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4463 E. 2023/4713 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4463
KARAR NO : 2023/4713
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/687 E., 2023/858 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar (Rize) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/241 E., 2021/32 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve yol olarak terkin, yola vaki müdahalenin önlenmesi ve kâl davasından dolayı İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, Dairemizin bozma kararına direnmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 111 ada, 103, 104, 105 ve 106 parsel … taşınmazların davacı ve davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazların üzerinden kadim patika yol geçtiğini, kadastro çalışmaları sırasında haritasında gösterilmediğini, yolun alttaki yoldan gelip dava konusu taşınmazların üzerinden geçerek üstteki yola bağlandığını, davaya konu yol üzerine duvar örülerek müdahale edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazlar arasından geçen ve halen zeminde mevcut olan kadim patika yolun tapuya tesciline, patika yola müdahalenin men’ine ve muhdesatın kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … ve …, davacının bahsettiği ve kadimden beri kullanılan yolları kendilerinin de kullandığını, patika yollarla ilgi davacının taleplerini aynen kabul ettiklerini, patika yola müdahalelerinin bulunmadığını, araziden geçen yolu herkesin kullandığını beyan etmişler; diğer davalılar dosyaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
“…Taşınmazlar arasından geçen, keşifte belirlenen dava konusu yolun tüm köylünün kullanımında olmayıp, bir yerin yol olarak tescil dışı bırakılması için kadimden beridir kullanılması ve umumun kullandığı bir yol olması gerektiği, bahse konu patika yolun ise bu şartları taşımadığı, taşınmazlar arasından geçtiği iddia olunan patika yolun zeminde sınırları belli, halen kullanılan bir yol olmadığı, bu yolun kardeşlerin kendi taşınmazlarına geçerken kullandıkları bir yol olabileceği, kadastro sırasında da bu sınırlara uygun olarak ölçüm yapıldığı, yine taşınmazların arasından geçtiği iddia edilen bilirkişi ve tanıklarca sınırları dahi gösterilemeyen yolun tespit dışı bırakılmayı veya kadim yol olarak tescilini gerektirir nitelikte bulunmadığı, ayrıca keşifte gösterilen 111 ada 84 parsel … taşınmazın dava konusu olmadığı…” gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/766 Esas, 2021/799 Karar … kararıyla istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karar gerekçesinde;
Fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 26,10 m2’lik kısmın 111 ada 84 parsel … taşınmazın sınırları içerisinde kaldığı, bu parsel hakkında harcı yatırılarak yöntemine uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından ve başlangıçta davalı gösterilmeyen bir parselin sonradan ıslah yoluyla dahi olsa davaya dahil edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu parselin dava konusu olmadığının kabul edilerek gerek tapu iptali ve terkin, gerekse de müdahalenin men’i ve kâl istemleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; el atmanın önlenmesi ve kâ’l talep edilen alanın dava tarihindeki değeri istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin müdahalenin men’i ve kâl isteminin reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 341/2, 346 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

Yine dava konusu 111 ada 104 parsel … taşınmazın sınırları içerisinde kalan ve krokide (B) harfiyle gösterilen kısım hakkında açılan davayı kabul beyanı nedeniyle, dava konusu 111 ada 104 parsel … taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 4,17 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline ve yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçelerle ve davalı …’nun kabul beyanı gözardı edilerek karar verilmesinin isabetsiz olduğu; dava konusu 111 ada, 103, 105 ve 106 parsel … taşınmaz maliklerine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davalılar arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm davalılar yönünden esastan ret kararı verilmesinin hatalı olduğu, ancak bu hataların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere HMK’nın 353/1-b (2) maddesi gereğince kesinlik durumu da dikkate alınarak tapu iptali ve terkin istemine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının HMK’nın 353/1-b (2) maddesi gereğince kaldırılmasına; dava konusu 111 ada 103, 105 ve 106 parsel … taşınmazlar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 111 ada 84 parsel … taşınmazın fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 05.10.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen kısmı hakkında harcı yatırılmak suretiyle yöntemince açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 111 ada 104 parsel … taşınmazın fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 05.10.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 4,17 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkin edilmesine, bu kısma ilişkin müdahalenin men’i ve kâl talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz 14.03.2023 tarih, 2021/8651 Esas, 2023/1534 Karar … ilamında;
”…Mahkemece yapılması gereken iş; davacı tarafın 06.01.2017 havale tarihli dilekçesinde bildirdiği tanıklarının, 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 243 üncü vd. maddeleri uyarınca adreslerini bildirim için usule uygun ve ihtaratlı olarak ara karar kurulması, tanıkların yapılacak keşifte bulundurularak beyanlarının tespitiyle esas hakkında karar verilmesiyken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu sebeplerle bozulması gerektiği…” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…Dosya ve Yüksek Mahkemenin bozma gerekçesi değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tanıklarının dinlenmemesi sebebiyle Dairemiz kararı kaldırılmış ise de, yukarıda detayları izah olunduğu üzere, elatmanın önlenmesi ve kâl istemleri yönünden ilk derece mahkemesince verilen karar, miktar ve değer itibariyle istinaf kesinlik sınırı altında kaldığı için bu talepler hakkında istinaf incelemesi yapmaya usulen imkan olmadığı; davacının diğer talebi olan tapu iptali ve yol olarak terkin istemi yönünden ise, hakkında usulünce dava açılmış olan 111 ada 4 parsel yönünden davacının davası zaten kabul görmüş olup bu yönüyle istinaf yoluna gelinmediği; davacının istinafı, mahallinde yapılan keşif esnasında gösterilen ancak bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere, dava dışı 111 ada 84 parsel … taşınmaz içinde kaldığı belirlenen taşınmaz bölümü hakkında verilen karara ilişkin olup, gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse dairemizce kabul edildiği üzere, davacı tarafından bu taşınmaz hakkında usulünce açılmış bir dava bulunmadığından bu bölüme yönelik hüküm kurulması ve istinaf incelemesi yapılmasına da imkan görülmediği; yüksek mahkemenin bozma kararında da, dairemizin bu kabulü hakkında bir değerlendirme yapılmadığı, ancak, davacı tanıklarının dinlenmemesinin bozma gerekçesi yapıldığı, ne var ki, hakkında usulünce dava açılan taşınmazlar yönünden verilen karar hakkında bir bozma kararı verilmediğinden ve istinafa konu 111 ada 84 parsel yönünden de usulünce açılmış bir dava bulunmadığından, davacı tanıklarının dinlenip dinlenmemesinin sonuca bir etkisi bulunmadığı…” gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesince 06.10.2021 tarih, 2021/766 Esas, 2021/799 Karar … kararda direnilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; zeminde kadimden beri patika yol bulunduğunun tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla doğrulandığını, tüm köylünün kullanımına açık kadim yolun özel mülkiyete konu edilmesi halinde, buradan yararlanan kişilerin meşru, kişisel ve güncel yararlarının, kısaca hukuki yararlarının ihlal edilmiş olacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/14-443 Esas, 2001/458 Karar … ve 30.5.2001 tarihli ilamında da aynı görüşün benimsendiğini, köy ana yolundan başlayarak mezarlığın bulunduğu noktaya kadar giden patika yolun istikametinin 111 ada 84 … parselden geçtiğinin tespiti, bunun da keşif sırasında anlaşılması halinde bu parselin dava konusu edilmemiş olmasının ret sebebi olmayacağını, bahsi geçen parsel sahiplerinin davaya dahili sağlanarak adlarına tebligat çıkartılmak suretiyle davaya diyeceklerinin sorulması gerektiğini, bu yön gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; tapu iptali ve yol olarak terkin, yola vaki müdahalenin önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükümleri.

3. Değerlendirme
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede;
Bu kez yapılan değerlendirme sonucunda; davacı tanıklarının dinlenip dinlenmemesinin sonuca bir etkisi bulunmadığı, direnme kararı verilmesinde isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmayarak Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 04.07.2023 tarihli direnme kararı yerinde görülmüş ve Dairemiz bozma kararının kaldırılarak hükmün onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.