YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3417
KARAR NO : 2019/10774
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın mağdur …’ı kolundan tutmak suretiyle zorla arabaya bindirmek istemesi üzerine mağdurun arkadaşlarının araya girerek engel oldukları ve eylemin bu şekilde teşebbüs aşamasında gerçekleştiğinin kabul edildiği somut olayda; sanığın eylemini cebir ile işlediği gözetilerek temel cezanın TCK’nın 109/2. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanunun 109/1. maddesi ile hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde ise;
a) Sanık hakkında seçimlik ceza öngören kasten basit yaralama suçundan uygulama yapılırken seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde,hapis cezasının TCK.nın 50/1. maddesinde sayılan adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birisine çevrilebileceğinin mümkün olduğu gözetilmeksizin, hapis cezasının para cezasına çevrilmesi suretiyle aynı yasanın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
b) Tüm dosya kapsamı ve sanık …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek biçimde yaralandığını gösteren doktor raporuna göre; sanık … ve temyize gelmeyen diğer mağdur sanıkların birbirlerini karşılıklı yaraladıkları, mağdur … hakkında da kasten yaralama suçundan dava açıldığı ancak şikayet yokluğundan düşme kararı verilmiş olması karşısında; ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık hakkında TCK 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince, ceza süreleri bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 17.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.