YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5317
KARAR NO : 2022/639
KARAR TARİHİ : 13.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar hakkında tayin edilen cezaların miktarına göre, sanıklar müdafilerinin duruşma istemlerinin 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanıklar …, …, … haklarında katılan …’e karşı, sanık … hakkında katılanlar … ve …’e karşı, sanık … hakkında katılanlar … ve …’e karşı gerçekleştirdikleri kasten yaralama eylemlerinden dolayı kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan doğrudan tayin edilen adli para cezalarının nevine ve miktarına göre hükümler, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizleri olanaklı olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Katılan sanıklar … ve … haklarında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar usul ve yasaya uygun bulunduğundan sanıklar müdafilerinin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında katılan …’e karşı gerçekleştirmiş oldukları kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların cebir kullanmak suretiyle katılan sanık …’ü zorla araca bindirerek yaklaşık 1 km. yol gittikten sonra lastiklerinin patlaması nedeniyle yola devam edemediklerinden dolayı polis tarafından yakalandıkları olayda, sanıkların mağduru alıkoydukları zaman dilimi dikkate alındığında eylemi tamamlanmış olduğundan ve mala karşı suçlarda kabul edilen kesintisiz takip hususunun kişilere karşı suçlarda uygulanması imkansız olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mahkemece, sanıkların suça konu eylemi silahla ve birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 109/3. maddesi uyarınca hükmolunan cezalarda arttırım yapılırken “a” bendi ile birlikte “b” bendi yerine “e” bendi uyarınca arttırım yapılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Sanıkların üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte silahla işlemesi karşısında, TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıklar müdafilerinin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, olayda silah kullanılmadığına, sanıkların suç işleme kastı bulunmadığına, TCK’nın 110. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin ve TCK’nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, meşru müdafaa hali olduğuna aksi takdirde TCK’nın 27/2. maddesinin tatbiki gerektiğine, olası kastın ve lehe hükümlerin tartışılmadığına ve şüpheden sanıkların yararlanması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.