Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/11330 E. 2023/2108 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11330
KARAR NO : 2023/2108
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2014 tarihli ve 2014/81409 Soruşturma, 2014/29871 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 54 üncü maddesi gereği sahte paraların müsaderesine ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/121 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/19123 Esas, 2019/13044 Karar sayılı kararı ile;
“Suça konu paraların sahte olup olmadığı ve iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından, CMK.nın 73. maddesi uyarınca T.C. … Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü Sahte Banknot ve Efektif İnceleme Komisyonu merkez veya taşra biriminden inceleme ve değerlendirme raporunun aldırılması yerine, ön rapora dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2019/503 Esas, 2020/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 54 üncü maddesi gereği sahte paraların müsaderesine ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1. Hakkında tek taraflı beyanlara ve adli sicil kaydına dayanılarak mahkumiyet kararı verildiğine, suçsuz olduğunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğuna,
2. Lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, suça sürüklenen çocuk İ.Ç.’ye sahte banknot satmak suretiyle sahte para tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir.
2. 08.04.2014 tarihli kolluk tutanağı ile durumundan şüphelenilen suça sürüklenen çocuk kolluk görevlileri tarafından durdurularak yapılan kaba üst aramasında pantolonunun cebinden 19 adet sahte olduğundan şüphe edilen banknot ele geçirildiği, suça sürüklenen çocuğa sorulduğunda bu banknotları Eminönü’nde bir internet kafedeki şahıstan 300,00 TL gerçek para karşılığında satın aldığını beyan ettiği, 09.04.2014 tarihli araştırma ve yakalama tutanağı ile suça sürüklenen çocuğa yaptırılan yer gösterme neticesinde bu paraları Fatih ilçesi *** Mahallesi *** Caddesi üzerinde bulunan K. internet kafede bulunan ve ibraz ettiği kimlik fotokopisine göre A.Ö.’den aldığının belirlendiği, kimlik fotokopisindeki fotoğrafın sanığa ait olmadığının anlaşılması üzerine sorulduğunda sanığın gerçek kimliğini açıkladığı, internet kafeye ait kamera kayıtları incelendiğinde, suça sürüklenen çocuğun 07.04.2014 tarihinde saat 16.11’de internet kafeye girdiği, internet kafenin ikinci katında bulunan 20 nolu bilgisayar masasına oturduğu, hemen akabinde sanığın aynı kata çıktığı, suça sürüklenen çocuğun karşısında bulunan masaya oturduğu, sanığın 16.24’de internet kafeden çıktığı belirlenmiştir.
3. İşyerinde bulunan kamera kayıtlarına ilişkin 09.02.2015 tarihli bilirkişi raporunun kolluk tarafından yapılan çözüme benzer nitelikte olduğu belirlenmiştir.

4. Tutanak tanığı Ö.F.G., yer gösterme işleminin akabinde nöbetçi amir odasına getirilen sanığın suça sürüklenen çocuğa sahte paraları kendisinin verdiğini kabul ettiğine dair beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
5. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda, lokantada garsonluk yaptığı sırada Kenan isimli bir müşteriden Eminönü Tahtakale civarlarında sahte para bulabileceğini, bunun için K. internet kafede Apo isimli şahsı bulması gerektiğini öğrenmesi üzerine bir gün önce bahse konu işyerine gidip sanığı bulduğunu, “Bingöllü Kenan’ın selamı var” deyip sahte para istediğini, 300,00 TL karşılığında kendisine 20 adet 50,00 TL’lik banknot getirdiğini, para destesinin içerisinden bir adedini getiren şahsın aldığını ifade etmiş ve kendisine sahte para satan kişinin sanık olduğuna dair teşhiste bulunduğu belirlenmiştir.
6. Türkiye Cumhuriyeti … İstanbul Şubesinin 17.02.2020 tarihli ve 231 numaralı Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile suça sürüklenen çocuktan ele geçen 17 adet A605 252 520 ve 2 adet A605 252 505 seri numaralı 50,00 TL’lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

7. Suça sürüklenen çocuk hakkında aynı dosya kapsamında 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 03.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına Yönelik;
a) Sanığa tayin olunan cezanın miktarı ve güncel adli sicil kaydı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
b) Türk ceza hukukunda benimsenen serbest takdir sisteminde cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisinin tamamen hakime ait olduğu, Mahkemece “sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin olası davranışları üzerindeki etkisi” göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçun Sübutuna İlişkin Sebepler ve Diğer Yönlerden;
1. Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki anlatımları ve bu anlatımları doğrulayan güvenlik kamera görüntülerine ilişkin kolluk tutanağı ve bilirkişi raporu, diğer kolluk tutanakları ile tanık beyanı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, suça sürüklenen çocuk İ.Ç.’ye sahte paraları satmak suretiyle tedavüle koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2019/503 Esas 2020/210 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.