Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/15382 E. 2023/535 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15382
KARAR NO : 2023/535
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yalan yere yemin etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 275 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.1.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında müsnet suçtan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca şahsi cezasızlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
3. Bu karara karşı sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, 10.01.2019 tarihli ve 2018/896 Esas, 2019/111 Karar sayılı karar ile sanık hakkında yalan yere yemin etme suçundan kurulan hükümden “ceza verilmesine yer olmadığına” ilişkin bölümlerin çıkartılarak hükme 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatına ve vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin ifadeler eklenerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz isteği, sanığın yalan yere yemin suçunu kasten işlediğinden cezalandırılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, sanığın daha önce katılan …’a ait şirkette çalışan eşinin, katılan …’ın yönetimindeki şirket aracında iken geçirdiği bir trafik kazası sonucu vefat ettiği, katılanların sanık ve ailesinin mağduriyetini gidermek için onlara bir gayrımenkul satın aldıkları, sanığın katılanlara karşı Samsun 2. İş Mahkemesine 2010/711 Esas sayılı dosya ile maddi manevi tazminat davası açtığı, bu davada katılanların sanığa alınan gayrimenkul ile ilgili sigorta tarafından ödenen miktarın üzerinde kalan ve katılanlarca ödenen 13.000,00 TL’nin tazminattan mahsubunun istendiğini, ancak sanığın yeminli olarak alınan beyanında bu tutarın babası tarafından ödendiğini beyan ederek yalan yere yemin etmek suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Samsun 2. İş Mahkemesinin 2010/711 Esas sayılı dosyasına ait duruşma tutanakları dosyada mevcuttur.
3. Sanık, Samsun 2. İş Mahkemesindeki ifadelerinde bu paranın ödenmesi ile babasının ilgilendiğini, ödemeyi bizzat kendisinin yapmadığını, babasının bu parayı elden mi yoksa banka vasıtasıyla mı ödediğini hiç bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
4. Sanığın babası B.K. ilk derece mahkemesinde tanık olarak alınan beyanında söz konusu dairenin alımında para ödemediğini, ancak tadilat için masraf yaptığını, kızının acısı nedeniyle bu daire ile kendisinin ilgilendiğini, bu nedenle kızının tam olarak bilgi sahibi beyan ettiği görülmüştür.
5. İlk derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 275 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunamayacağından sanığın alınan savunmasında ihtilafa konu 23.000,00 TL konusunda babasının katkısı olmadığını ifade etmekle gerçeği söylediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca şahsî cezasızlık sebebinin varlığı dikkate alınarak ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair şüpheden arındırılmış yeterli delil bulunmadığı ve bu şekilde yalan yere yemin etme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi isabetli bulunmamış, sanık hakkında kurulan hükümde ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin bölüm çıkartılıp hükme sanığın beraatına ve vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin ifadeler eklenerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tebliğname yönünden:
5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer … ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı yasanın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer … düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Katılan vekilinin temyizi yönünden:
Samsun 2. İş Mahkemesinin 2010/711 Esas sayılı dosyası, tanık beyanı ve sanığın aşamalarda değişmeyen inkara yönelik savunmasının aksine, suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde ve kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/896 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 15.02.2023 tarihinde karar verildi.