YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17067
KARAR NO : 2023/7957
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/618 E., 2020/613 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun kabulüyle beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan, 5.000,00 TL ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; dava konusu olayda birden fazla ihlal olduğundan sanığın kastının bulunduğunun açık olduğuna, tapuya kayıtlı taşınmazlarda iyiniyet korunmadığından sanığın bilmeme yahut taşma kastının bulunmadığı yönündeki savunmalarının dinlenmemesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek sebeplerle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın katılana ait Koçbeyli Köyü Köyiçi Mevkii 200 ada 2 no lu parselde bulunan taşınmazının bir kısmına duvar ve tuvalet inşa etmek suretiyle tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın hiçbir üstün hakka sahip olmaksızın ve herhangi bir tapu kaydı bulunmaksızın, sahiplenmek maksadıyla katılana ait taşınmaza duvar ve tuvalet inşa etmek suretiyle katılanın taşınmazının 0,34 m² ve 0,03 m²’lik kısmına işgalde bulunduğu anlaşıldığında ilk derece mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın tecavüz ettiği alanın 0.34 ve 0.03 m²’lik alanlar olduğu, 28.03.2019 tarihli uzlaşma müzakerelerinde sanığın tuvaleti ve duvarı yıkabileceğine yönelik beyanı, katılanın 19.000,00 TL ücret talep etmesi sebebiyle uzlaşmanın sağlanamaması, katılan tarafından hukuk davasının 28.09.2018 tarihinde açılmış olması, Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet tarihinin de aynı tarih olması, sanığın aşamalardaki savunması, tecavüz edilen miktarın azlığı, karar duruşmasında 0.34 m²’lik taşkın yapı olan tuvaletin yıkıldığına yönelik katılanın kabulü ve 0.03 m²’lik duvar taşmasında sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine”duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden beraat kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir,
B. Katılan vekilinin temyiz istekleri yönünden;
Sanık savunmaları, katılan beyanı, uzlaştırma raporu, soruşturma esnasında alınan 06.02.2019 tarihli fen bilirkişisi raporu, fotoğraflar, Çay Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli kesinleşmiş kararı ve dosya münderacatı ile birlikte eldeki tüm dava dosyası kapsamından; sanığın katılana ait parsele inşa ettiği tuvaletin 0,34 m²lik kısmının, duvarın ise 0,03 m²lik kısmının tecavüzlü olduğu iddia edilmiş ise de sanığın eyleminde suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çay Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.