YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3269
KARAR NO : 2023/2054
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yalan tanıklık
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, sanığın mahkeme huzurunda yalan beyanlarda bulunduğunu, atılı suçun oluştuğunu, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1- Avukat …, 22.10.2014 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçede, bir dönem vekillini üstlendiği … Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine, vekalet ücretinin ödenmemesi nedeniyle açtığı davada, duruşmada dinlenilen davalı şirketin finans müdürü olan …’in hükme etkili yalan beyanlarda bulunduğunu belirterek şikayetçi olmuştur.
2. … bu davada 16.10.2014 tarihinde alınan ifadesinde “… Faktoring adlı şirketin, çalıştığı şirkete hacze geldiğini, avukat …’a haber verdiğini, kendisinin araç gönderilirse gelebileceğini söylediğini, süre kısa olduğu için araç gönderemediklerini, haczin başladığını, sonrasında, duruşmalara da girmediğini duyunca şirket patronunun avukatı azlettiğini” belirtmiştir.
3. Katılan, … Faktoring tarafından yapılan hacizde bulunduğunu, bahsedilen duruşmaya ise azledildiği için girmediğini, tanığın yalan beyanda bulunduğunu belirtmiştir.
4. İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, davacı avukatın şirket adına takip ettiği menfi tespit ve icra mahkemelerinde açılan itiraz davalarını incelenerek yapılan değerlendirme sonucu “davacının ücret talep ettiği vekalet görevi ile ilgili olarak gördüğü işlerde, gerekli özen ve dikkati göstermediği, taraflar arasındaki vekalet akdinin en önemli unsurlarından olan güven ilişkisinin zedelendiği ve azlin haklı olduğunu” kabul ederek, alacak davasının reddine karar vermiştir.
5. Sanık savunmasında, … Faktoring isimli firma tarafından yapılan haciz esnasında, avukat …’un haciz mahallinde bulunmadığını belirttiğini ancak, firma ismini daha sonra yanlış söylediğini farkettiğini, aslında avukatın Zeki Savlı isimli alacaklının yaptığı haciz esnasında hazır bulunmadığını, dosyaları karıştırdığını, her iki tarafta da avukat isimlerinin Turgay olması nedeniyle bu karışıklığın olduğunu, olay üzerinden çok zaman geçtiği için dosyaları karıştırdığını, şirket aleyhine olan davalara katılan avukatın girip girmediğini bilmediğini, ancak firmanın diğer avukatının buna ilişkin beyanda bulunması üzerine durumu öğrendiğini ve bu şekilde beyanda bulunduğunu belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tanıklık yapılan hususun mahkeme tarafından belgeler istenerek tespit edilebilecek bir husus olduğu, yargılamada tanığın beyanlarının hükme esas olmadığı da belirlenek yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/570 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.