Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/6631 E. 2023/2116 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6631
KARAR NO : 2023/2116
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kangal Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar …, … ve … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 5 Ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi kararda atılı suçun manevi unsurunun nasıl ve ne şekilde olduğunun gösterilmediğine, bu çerçevede sanıkların savunmalarını karşılanmadığına ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanıkların temyiz istemi aşamalarda hukuki yardım alamadıklarına, ölçümün bilirkişi olmadan yapıldığına ölçüm yapılırken yörenin ileri gelen kişilerinin dinlenmesi gerektiğine mahkemece bunun yapılmadığına, tarlanın dedelerinden kaldığına, beraat etmeleri gerektiğine vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay sanıkların katılana ait 105 Ada 39 numaralı parsele tandır yaparak tecavüz ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. Soruşturma aşamasında teknik bilirkişiden rapor alınmış, raporda suça konu yerin metre ile ölçümünün yapılamayacağı ancak hassas ölçüm cihazları ile müdahalenin tespit edilebileceği bunun içinde aplikasyon krokisinin çıkartılması gerektiği bildirilmiştir.
3. Suça konu yer için çıkartılan aplikasyon krokisinde tandırlığın 105 Ada 38 numaralı parsele 5,94 metrekarelik kısmının tecavüz ettiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde:
Sanıkların kendi arazilerine inşa ettikleri tandır niteliğindeki yapının 5.94 metrekarelik kısmının katılanın arazisine taştığı hususunun ancak hassas ölçüm aletleriyle tespitinin mümkün olduğu belirlenmekle birlikte sanıkların savunmalarında tandırı kendi arazilerine beraber inşâ ettiklerini ve taşkın inşaat yaptıklarının farkında olmadıklarını bildirmeleri karşısında, mahkemece sanıkların atılı suçu kasten işlediklerinin ne surette kabul edildiğinin gerekçeleriyle birlikte denetime imkan tanıyacak şekilde karar yerinde tartışılmaksızın yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde:
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.07.2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, (1 numaralı bent bakımından) Tebliğnameye aykırı olarak, (2 numaralı bent bakımından) Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.