YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9074
KARAR NO : 2023/9661
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/119 E., 2016/724 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar …, … haklarında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Afyonkarahisar 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar …, … haklarında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis cezası, 40,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafinin temyiz istemi; suçun sübutuna, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz istemi; kesin delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; sanık …’un yetkilisi olduğu çağrı merkezi firmasının alt bayisi olan, sanık …’ın firması tarafından aranan şikayetçiye, devremülk kazandığının belirtilmesi, akabinde şikayetçinin kartından bilgisi ve rızası dışında 300 TL harcama yapılması, iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
1. Sanık her ne kadar “Danışmanlık şirketi yetkilisi olduğunu ve müştekiye rızası ile hizmet satışı yapıldığını” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile “Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı” gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, Mahkeme’nin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Şikayetçinin anlatımını doğrulayan Ziraat Bankası’na ait kredi kartının hesap ekstresi ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, sanık … müdafinin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Hüküm tarihinde başka suçtan Afyonkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunup kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve sorgusu sırasında duruşmalardan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Afyonkarahisar 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2016 tarihli kararında, sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde belirtilenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen Afyonkarahisar 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.