Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/849 E. 2023/10746 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/849
KARAR NO : 2023/10746
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1178 E., 2021/1058 K.
SUÇ : Cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : …’nin 19.09.2019 tarihli sanık hakkında mağdur …’ya yönelik suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, mağdur …’e yönelik eylemin cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturacağı cihetiyle bu suçtan mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında mağdur …’ya yönelik tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan red kararının temyiz incelemesine tabi olmadığı,

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen diğer kararların ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2017 tarihli iddianamesi ile mağdur …’ya yönelik silahla tehdit suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin suç duyurusu üzerine, sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2018 tarihli iddianamesi ile mağdur …’e yönelik silahla tehdit suçundan cezalandırılması talebiyle birleştirme talepli kamu davası açılmıştır.
3. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2018 tarihli kararı ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında mağdurlara yönelik silahla tehdit suçundan ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesi’nin, 30.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince mağdur …’ya yönelik suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın, Cumhuriyet savcısının ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, mağdur …’e yönelik suçtan kurulan hükme ilişkin sanığın, Cumhuriyet savcısının ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek, İlk Derece Mahkemesince mağdur …’e yönelik suç yönünden verilen mahkumiyete ilişkin kararın kaldırılmasına ve sanığın eyleminin cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturacağı cihetiyle bu suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği;
1. Mağdur …’ya yönelik suç bakımından alt sınırdan ceza verilmesinin kanuna aykırı olduğuna,
2. Mağdur …’e yönelik suç bakımından üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında iyi hal indiriminin uygulanmaması gerektiğine,
4. Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A) İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, boşanma aşamasında olduğu eşi mağdur …’i çalıştığı işyerine gelerek silah zoruyla götürmek istemesi üzerine araya giren işyeri sahibi mağdur …’yı silah doğrultarak tehdit ettiği, mağdur …’in gelmek istememesi üzerine taraflar arasında arbede çıktığı, bu esnada çevredeki esnafın toplanması ile sanığın olay yerinden kaçmak suretiyle atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın silahla tehdit suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B) Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin mağdur …’ya yönelik silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, mağdur …’e yönelik eylemin cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturacağı cihetiyle bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
1. Katılan Bakanlık vekilinin mağdur …’ya yönelik suça ilişkin temyizi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, katılan bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Katılan Bakanlık vekilinin mağdur …’e yönelik suça ilişkin temyizi yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, hükmün konusunun iddianamede gösterilen fiil olduğu, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkin husus da gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin bütün halinde cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağına ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca;
Suçun işleniş şekli ve zamanı ile tüm dava dosyası içeriği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince temel ceza belirlenirken gösterilen gerekçelerde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddelerine bir aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan ceza tayin edildiğine ve iyi hal indiriminin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyizi yönünden;
T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
1. Gerekçenin bir nolu bendinde gösterilen nedenlerle katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin mağdur …’ya yönelik temyiz itirazının 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesi ile 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.