Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/4814 E. 2012/2538 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4814
KARAR NO : 2012/2538
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi

… ile … aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Türkeli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.04.2006 gün ve 171/38 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı bulunan taşınmazın vekil edenine babasından kaldığını, vekil edeni ile kardeşi Cemal’e ait olduğunu açıklayarak davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın babasından kaldığını, kardeşleri ile aralarında yaptıkları taksim sonucu kendisine düştüğünü açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, hükmüne uyulan Dairenin dosyada mevcut bozmasından sonra yapılan araştırma sonucunda davacının uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde aralıksız ve çekişmesiz malik sıfatıyla zilyetliğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 683. maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gereken ayni hakka (mülkiyet hakkına) ilişkin müdahalenin önlenmesi davasıdır.
Dava konusu taşınmaz hakkında, hüküm tarihinden sonra 28.05.2007 tarihinde 106 ada 19 parsel numarası ile kadastro tutanağı düzenlendiği; eldeki kesinleşmeyen dava nedeniyle tutanağın malik sütununun boş bırakılarak Kadastro Mahkemesine gönderildiği ve tutanağın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5.maddesine göre, “Kadastro müdürü, çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemelerinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir.” 3402 sayılı Kanunun 27/1.maddesi hükmüne göre de, “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesine
re’sen devrolunur”. Aynı Kanunun 26/son maddesi hükmüne göre de, “Kadastro Mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.”
Mahkemece, açıklanan kanun hükümleri uyarınca; mülkiyet uyuşmazlığı hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Türkeli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden gözetilir. Tutanakların malik hanesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30.maddesi uyarınca ancak Kadastro Mahkemesince doldurulur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.