Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/5793 E. 2012/12298 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5793
KARAR NO : 2012/12298
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.03.2012 gün ve 130/112 … hükmün Yargıtay’ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde, 601 ada 6 parsel … taşınmazın kadastro öncesinde vekil edeni ve davalılar murisi İbrahim Karapınar tarafından Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden müştereken satın alındığını, o tarihten beri taşınmazın yarısının müvekkili tarafından kullanıldığını, buna rağmen davalılar murisinin Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/6 E.-1993/86 K. … ilamı ile taşınmazın tamamının adına tescilini sağladığını açıklayarak, 601 ada 6 parsel … taşınmazın 1/2 payının tapu kayının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiş, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın tapusunun iptali ve vekil edenlerinin miras bırakanı adına tesciline dair önceki ilamın kesin hüküm oluşturduğunu, taşınmazda davacının hakkının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın davacı ve davalılar murisi tarafından birlikte satın alındığı, kadastro öncesinde ve halen yarısının davacının kullanımında olduğu, davalılar murisinin 1990 yılında açtığı tapu iptali ve tescil davası ile Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kesildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve 601 ada 6 parsel … taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/2 payının davacı adına, 1/2 payının davalılar murisi davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu parsele ait tutanak 22.06.1989 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise 3402 … Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra
18.05.2011 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Nizalı taşınmazın tescili tarihinden sonra sürdürüldüğü iddia ve beyan olunan zilyetlik bakımından ise; kural olarak tapulu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik kazanım sağlamayacağından mülkiyet hakkının kazanılması yönünde değer ifade etmez. Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek, sonradan genel mahkemede görülen tapu iptali ve tescil davasının hak düşürücü süreyi kestiği gerekçesiyle kabulü doğru değildir.
Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 … HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 359,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.