YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6192
KARAR NO : 2013/12397
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair … 1. Aile. Hukuk Mahkemesi’nden verilen 10.05.2011 gün ve 873/465 sayılı hükmün …….. yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili, ……..sız olarak davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ……..ya tabi olduğu anlaşılmış ve …….. için 17.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. …….. günü temyiz eden davalı … vekili Av. … ve karşı taraftan davacı … vekili Av. … geldiler. ……..ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra ……..ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, TKM zamanında edinilen 207 ada 1, 10585 ada 1 parsellerdeki daireler ile …………….plakalı araçların alımına, davalıya miras yoluyla kalan 1620 ada 8 parsel üzerindeki binanın yapımına vekil edeninin katkısının bulunduğunu ileri sürerek katkı payı alacağının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının evlendikten sonra …….. mesleğini icra etmediğini, çok kısa bir süre …….. yanında çıraklık yaptığını, evlilik birliğine ve dava konusu edilen 1052 sokak no:22 de bulunan taşınmaza ilave edilen binaya hiçbir katkısının olmadığını, daha sonra davalı ile annesi birlikte otururken davalının annesinin sözü edilen ek inşaatı yaptırdığını, kooperatif aidatlarının davalının annesinin almış olduğu emekli maaşları ile ödendiğini, davacının hiçbir şekilde davalıya kira veya satış geliri olarak nakit para vermediğini, davalının ise taksicilik yaptığını, 35 T 7187 plakalı aracı 1992 yılında takas ederek üste hiçbir bedel ödemeden değiştirdiğini, bunun dışında davalının 1993 yılında 18.000 TL bedelle ve kampanya yolu ile şahin …….. bir araba aldığını, bu aracın taksitlerinin de davalının annesi tarafından ödendiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi sonunda Dairenin 02.06.2009 tarih 2009/972 Esas, 2009/2791 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkiden doğan katkı paylarının tüm delil ve beyanlar çerçevesinde ve …….. da dikkate alınarak ve ……..daki toplama hatası düzeltilerek 22.567 TL’lik talebinin kabulüne, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 25.05.1984 tarihinde ……..ler, 03.03.2005 tarihinde açılan …….. davasının kabul ile sonuçlanması üzerine 20.12.2006 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi …….. davasının açıldığı tarihte son bulmuştur (TMK.nun 225/2).
Mahkemenin redde ilişkin ilk kararı Daire tarafından bozulurken, dava konusu malların eski MK.nun 170. maddesine göre geçerli olan mal ayrılığı rejimi döneminde edinildikleri, bu dönemde edinilen malların aksi kararlaştırılmadıkça eşlerin kişisel malları sayılacağı, ancak, bu dönemde edinilen mal varlığına katkısı bulunan eşin, katkısı oranında alacak isteğinde bulunabileceği, Mahkemece, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı açıklanmış, davacı tarafın iddiasında belirttiği gelirlerin araştırılması, diğer yandan katkı ile ilgili davacının delillerinin toplanarak bundan sonra uzman bilirkişiler aracılığıyla dava konusu mal varlıklarının edinme tarihlerindeki değerlerinin belirlenmesi, eski MK.nun 152. maddesine göre davalı kocanın evi geçindirme yükümlülüğü de gözönünde bulundurularak davacı kadının o tarihteki katkı oranının belirlenmesi, bulunacak bu oranın uyuşmazlık konusu mal varlıklarının dava tarihindeki değerleri ile çarpılarak davacının katkı payı alacağının belirlenmesi gereğine işaret edilmiştir.
Mahkemece bozma doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılmış, getirtilen belgeler doğrultusunda alınan bilirkişi ……..ları hüküm kurmaya yeterli görülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, her ne kadar bozma ilamında açıklanan bilgi ve belgeler getirtilmiş ve kadının katkıda kullanıldığı anlaşılan bankada parası, kamulaştırmadan ve kiralamadan dolayı gelirleri olduğu belirlenmiş ise de bu gelirler ile hangi taşınmaz için ne miktarda katkıda bulunulduğunun net belirlenemediğine, hükme esas alınan bilirkişi ……..unda yapılan birtakım hesaplamalarda katkı payı alacağı hesabında uygulanan usul ve yönteme aykırı ve matematiksel hatalar da olmakla birlikte net katkı miktarının tesbiti ve her bir taşınmaz için oranlama imkanının olmadığına, tüm inceleme ve araştırmalara rağmen tazminatın hakiki miktarının tayini mümkün olmadığı takdirde TMK’nun 5. maddesi nazara alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 50 ve 51. (818 sayılı Borçlar Kanunu m. 42, 43) maddeleri ile hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri uyarınca halin mutat cereyanına ve tarafların mali durumlarına göre davacıya ödenecek tazminat miktarının adalete tevfikan tayin edilmesi gerekmesine göre dosya kapsamı ve bozma ilamındaki açıklamalar da gözetilerek davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna, az yukarıdaki ilkelere uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 335,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.206,55 TL’nin temyiz eden davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.