Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/7201 E. 2014/18773 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7201
KARAR NO : 2014/18773
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat tespiti ve şerh

… ile … aralarındaki muhdesat tespiti ve şerh davasının kabulüne dair İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 26.12.2013 gün ve 221/387 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … vekili Av. Aylin Hakverdi ve karşı taraftan davacı … bizzat geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava konusu 892 ada 16 ve 1 parsellerin uzun yıllardan beri vekil edeni tarafından birlikte kullanıldığını, taşınmazlar üzerine 1935 yılında iyi niyetli olarak küçük bir ev yapıldığını, daha sonra büyük emek ve masraf yaparak 1980 yılında iki katlı ev haline getirdiğini, o tarihte bina yapılan taşınmazın … kızı … adına kayıtlı olduğunu, arsayı satın almak için uzun araştırmalar yapıldığını ancak dava konusu 16 parselin 1983 yılında Vakıf adına tescil edildiğini, 1989 yılında tapu tahsis belgesi verilmesine karşılık daha sonra tahsisin iptal edildiğini, davalı İdare tarafından satış için hazırlık işlemleri yapıldığını ileri sürerek, 892 ada 16 parsel üzerine iyi niyetle yapılan muhdesatın vekil edenine ait olduğunun tespiti ile bu hususun tapu kaydına şerhine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … İdaresi vekili, davacı adına verilen tapu tahsis belgesinin iptal edilerek tapu kütüğünden terkin edildiğini, davacının işlemin iptali için açtığı davanın reddine karar verildiğini, Vakıflar İdaresi tarafından açılan müdahalenin önlenmesi, ecrimsil ve yıkım davalarının idare lehine sonuçlandığını davanın yersiz açıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne 892 ada 16 parsel üzerindeki 150 m² yüzölçümlü 2 katlı evin davacı …’a ait olduğunun tespitine, bu konuda tapunun beyanlar hanesine şerh konulmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 892 ada 16 parsel, 28.02.1956 tarihinde tapulama yoluyla … kızı … adına tespit ve tescil edilmiş, taşınmazın … Vakfından mukataalı olduğu belirtilmiş, 08.03.1983 tarihinde mahlûlden vakfa iadesi gerektiğinden mahkeme kararı ile hükmen … Vakfı adına tescil edilmiştir.
Dava;muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, aidiyet tespiti davalarının kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmadığına, taşınmaz başında yapılan keşif, teknik bilirkişi raporları ile toplanan delillerden davaya konu yapının davacı … tarafından öncesinde küçük bir bina yapıldığı, 1980 yılında eski binayı yıkarak davaya konu 2 katlı binayı yaptığı belirlendiğine, kadastrodan sonraki hukuki sebeplere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalarda, Kadastro Kanun’un 19/2 maddesine dayanılarak muhdesatın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi istenmeyeceğine göre, muhdesat hakkında tapu kaydının beyanlar hanesine şerh konulmasına karar verilmesi doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 3. fıkrasındaki “…Bu konuda tapunun beyanlar hanesine şerh konulmasına…” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, HMK.nun 370/4.maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacı vekili Yargıtay duruşmasına katılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.