Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/123 E. 2016/8144 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/123
KARAR NO : 2016/8144
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde; takibe dayanak…… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/254 Esas 2015/6 Karar sayılı ilamıyla, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alacağın tahsiline karar verildiği halde, davalının ilama aykırı olarak fazla faiz talep ettiğini belirterek icra emrinin fazla işletilen faiz yönünden iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, kesinti tarihinin tam olarak tespit edilemediği, takibe konu ilamın faiz yönünden infazının kabil olmadığı gerekçesi ile icra emrinin işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm borçlu ve alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 Esas, 2006/85 Karar; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 Esas, 2008/453 Karar sayılı ilamları)
Takip dayanağı ilamda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebilir. Ancak, hükmün infazı için kesinleşmesi gereken hallerde, ilamda yer alan eklentiler de ilamın kesinleştiği tarihte istenebilir hale geleceğinden, faizin, kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanması ve itirazın bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir (İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 24.11.1995 tarih 1994/2 Esas-1995/2 Karar sayılı kararı). Dayanak ilam kesinleşmeden takibe konulabilecek ilamlardan olduğundan karar tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 1. maddesine göre yasal faiz istenebilir.
Somut olayda, takibe dayanak ilamda, faiz başlangıç tarihi açıkça belirtilmemiş ise de, faiz hükmü kurulmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere ilamda faiz hükmü kurulmamış olsa bile para alacağına ilişkin ilamlarda karar tarihinden itibaren faiz talep olunabilir. Bu durumda mahkemece karar tarihinden itibaren faiz hesabı yaptırılmak sureti ile sonucuna göre şikayet hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.