Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/11793 E. 2020/3681 K. 18.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11793
KARAR NO : 2020/3681
KARAR TARİHİ : 18.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, … İli,… İlçesi, …Köyü Yamaç/Hanlı mezrası mevkiinde kain kısmen köy boşluğunda kısmen de 31 ve 35 nolu parsel üzerinde bulunan bahçe, istinad duvarı (tel çit), ambar, havuz ve evlerin evin vekil edenince yapıldığını belirterek muhdesatların tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kısa kararda; ”Davanın kısmen kabulüne, bilirkişi … ile …’ın raporunda belirtilen muhdesatın .. davacıya ait olduğunun tespitine, ambar yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,”; hüküm fıkrasında ise “Davanın kabulüne, dava konusu … İli, … İlçesi, …köyü, Hanlı Mezrası, fen bilirkişi Harun Işık’ın 09.05.2014 tarihli rapor ve krokisinde gösterilen ve 08.12.2014 tarihli inşaat mühendisi …’un ek raporunda belirtilen bir adet demir boru dirsekli kafes telli çit ile 29.09.2014 tarihli ziraat bilirkişi …’ın raporunda belirtilen (Fen bilirkişisinin krokide 3 nolu olarak gösterdiği yerde) 1320 adet fıstık ağacı, 750 adet üzüm, 7 adet nar, 3 adet incir, 15 adet elma ağacı ile (Fen bilirkişisinin krokide 6 nolu olarak gösterdiği yerde) 30 adet nar, 7 adet ceviz ağacı ve (Fen bilirkişisinin krokide 9 nolu olarak gösterdiği yerde) 13 adet nar ağacı muhtesadın aidiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, ambar yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Görüldüğü üzere; kısa kararla gerekçeli karar arasında aykırılık oluşturulmuştur.
6100 sayılı HMK’nin 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki uyumsuzluk mahkemelere olan güveni sarsar. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli karar ile kısa kararın uyumlu olması gerekir. Bu konuya ilişkin 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; “1-Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olması bozma nedenidir. 2-Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir.” denilmiştir. Hüküm, bu nedenle HMK’nin 298/2. maddesine, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, HMK’nin 294, 297 ve 298. maddelerine uygun şekilde, yukarıda açıklanan uyumsuzluk ve çelişkiyi giderecek şekilde, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermekten ibarettir. Hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, bir adet demir boru dirsekli kafes telli çitin taşınmazın bütünleyici parçası veya kalıcı nitelikte yapı olmayıp, muhdesat niteliğinde olmadığı gözardı edilerek karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.