Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/13944 E. 2017/13791 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13944
KARAR NO : 2017/13791
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 11. İcra Hukuk Mahkemesi 08.09.2016 tarih 2014/765 E., 2016/611 …. sayılı temyiz talebinin reddine dair 16.11.2016 tarihli ek kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ….. Hukuk Dairesince istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesı kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Borçlu, alacaklı tarafından aleyhine 2.504,39 TL alacağın tahsili talebiyle … Manifatura ve Benzerleri Odası’nın 03.09.2014 tarihli yönetim kurulu kararına dayanılarak ilamlı takip başlatıldığını ancak dayanak belgenin infaz kabiliyetinin bulunmadığını açıklayarak icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, borçlu istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bu kez Mahkemece 6.11.2016 tarihli ek kararla, uyuşmazlık konusu değer itibarıyla temyiz edilen Mahkeme kararının kesin olması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve ek kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde temyiz kanun yoluna gidilebileceği bildirilmiştir. Ek kararı 24.11.2016 tarihinde tebliğ alan borçlu, Mahkemece ek kararda bildirilen 10 günlük süre içerisinde 02.12.2016 tarihinde istinaf kanun yoluna tekrar başvurmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 14.4.2017 tarih, 2017/636 E., 2017/924 …. sayılı kararı ile İİK.nun 365/2 ve HMK.nun 346/2 maddesi hükmü gereğince temyiz isteminin reddine dair ek karara karşı istinaf isteminin 1 haftalık yasal süresinde yapılmadığı gerekçesi ile istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, istinaf kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece Mahkeme’since 16.11.2016 tarihli ek kararda “…tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük süre içerisinde… Yargıtay’da temyizi kabil olmak üzere…” denilmek suretiyle istinaf süresi konusunda tarafları yanıltacak şekilde hüküm oluşturulmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin 20/1/2016 gün, 2013/7114 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere kararda temyiz süresinin hatalı gösterilerek hukuki belirsizliğe yol açılması, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-ç maddesi ve Anayasa’nın 40. maddesi hükümlerine göre de kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi’nin kararı ışığında Mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü göz önüne alındığında, istinaf isteminin reddine dair ilk derece mahkemesinin ek kararında kanun yoluna başvurma süresi 10 gün gösterilmesine rağmen, ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru süresinin HMK.nun 346/2 maddesi hükmü gereğince bir hafta olduğu gerekçesiyle dilekçenin süre yönünden reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi’nin değerlendirmesinin, mevzuat hükümleri çerçevesinde ve öngörülebilirlik sınırları içerisinde olduğu kabul edilemez. Aksine yorum, borçlunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal eder.
Bu durumda borçlu vekilinin istinaf istemi süresinde kabul edilerek işlem yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İKK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygluanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.