YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3823
KARAR NO : 2017/11155
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; vekil edeni ile davalı arasında 01.01.2014 tarihinden beri sözlü kira sözleşmesi olduğunu, borçlunun haksız olarak yapılan takibe itiraz ettiğini, itiraz dilekçesi ekinde sunulun kira sözleşmesinden vekil edeninin haberinin olmadığını, böyle bir sözleşmeye imza atmadığını ve imza atmak üzere kimseye yetki vermediğini, imzası davacıya ait olmayan bir sözleşmenin davacıyı bağlamasının mümkün olmadığını belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve temerrüt nedeniyle mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; vekil edeninin davacı ile ayrıca sözlü bir kira sözleşmesi yaptığını kesinlikle kabul etmediklerini, ortada tek bir kira sözleşmesi olduğunu, onun da itiraz dilekçesi ekine sundukları 01.01.2014 tarihli yazılı kira sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme uyarınca kira bedelinin peşin olarak ödendiğini belirterek davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafından sunulan kira sözleşmesinde davacının imzasının yer almadığı, kendi adına asaleten davacının adına vekaleten ibaresi yazılarak sözleşmenin dava dışı kişilerce imzalandığı, davacı yanca davalının icra dosyasına sunduğu kira sözleşmesinin kabul edilmediği, davalı vekilince vekalet ilişkisinin ispatlanamadığı, dolayısı ile sunulan yazılı kira sözleşmesinin davacıyı bağlamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Davacı icra takibinde 01.01.2014 başlangıç tarihli sözlü kira aktine dayanmış ise de davalı itirazında aralarında 01.01.2014 başlangıç tarihli yazılı sözleşme olduğunu, mevcut sözleşme gereği 7 yıllık kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, bunun kira sözleşmesinde yazılı olduğunu belirtmiştir. İtiraza ekli kira sözleşmesi diğer hissedarların imzası ile ve davacıya vekaleten imzalanmış ise de davacı, davalı kiracının sunduğu kira sözleşmesini ve imzayı kabul etmemiştir. Bu durumda uyuşmazlık, sözleşmenin sözlü ya da yazılı olup olmadığı ve hangi kira sözleşmesine göre çözüleceğine bağlı olup bu husus yargılamayı gerektirdiğinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabule karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.