Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6254 E. 2017/16442 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6254
KARAR NO : 2017/16442
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 05/07/2011-18/09/2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, 1.800,00 TL ücretle çalışmasına rağmen sigortaya asgari ücret üzerinden bildirim yapılması nedeniyle müvekkilinin davalıyı resmi makamlara şikâyet ettiğini ve davalının bu nedenle müvekkilinin iş akdini bildirimsiz olarak haksız şekilde feshettiğini ve müvekkili tarafından hak edilen tazminat ve bir kısım işçilik alacaklarının ödemediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla … ve hafta tatili alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde kesintili olarak çalıştığı ve işten kendisinin ayrılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, tüm ücretlerinin ödendiğini, hafta tatilini kullandığını ve fazla çalışmasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ve iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde dava dilekçesinin içeriğinin ne şekilde olması ve aynı maddenin 119/1.ğ maddesi uyarınca “Dava dilekçesinin talep sonucu (netice talep; istem sonucu) bölümünün açık olması gerektiği belirtilmiş olup, davacı, neye karar verilmesini (davalının neye mahkûm edilmesini) istiyorsa onu (açık bir şekilde) yazıp belirtmelidir”
119. maddenin 2. fıkrasına göre ise, “(a), (d), (e), (f) ve (g)” bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde, hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu hükme bağlanmıştır.
Talep sonucunun açık şekilde belirtilmesi ve yazılması ile mahkemenin ve uyuşmazlığa bakacak hâkimin karar vermesi kolaylaştırılacaktır. En önemlisi mahkemece;
1-Davanın türü saptanacaktır.
2-Davanın kabulü halinde, mahkeme talep sonucunu aynen hüküm fıkrası olarak kararına yazabilecektir. (Md. 297/1.ç).
3-Talep edilenden, fazlasına karar verilemeyecektir. (Md. …). Bu nedenle davacı, nelerin hüküm altına alınmasını (davalının neye mahkûm edilmesini) istediğini, açık ve noksansız bir şekilde dava dilekçesinin talep sonucu (netice-i talep) bölümünde bildirmelidir.
Talep sonucu açık değilse, mahkeme, davacıya talep sonucunu açıklattırmalıdır. (Md. 31 Hâkimin aydınlatma görevi).
Somut uyuşmazlıkta, dava kısmi olarak açılmış ancak davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde belirtilen kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla … ve hafta tatili alacak taleplerinden, her bir kalem için istenen talep miktarları ayrı ayrı belirtilmemiş, hüküm altına alınması istenen bu kalemlerin toplam miktarı olarak 9,500,00 TL’ye hükmedilmesi istenmiştir. Her ne kadar, ıslah dilekçesinde bu tazminat ve alacak kalemleri ayrıştırılıp ayrı ayrı talepte bulunulmuş ise de, yukarıda söz edilen dava dilekçesindeki eksiklik giderilmediğinden, bir başka anlatımla hangi tazminat ve alacak için ne kadar miktarda talepte bulunulduğu dava dilekçesinde açıklanmadığından, bu hususun doğal sonucu olarak ıslah dilekçesiyle bu kalemlerin ayrı ayrı ne kadar miktarda artırıldığı da belirsiz kalmıştır. Mahkeme tarafından ise, her bir tazminat ve alacak kalemi için talep sonucu ayrıştırılıp açıklanması için davacı vekiline kesin süre verilmeden, her bir kalemin ne kadar miktarda olduğu ve ne kadar miktarda artırıldığı açık olmayan ıslah dilekçesindeki talep miktarlarına göre, bir başka anlatımla açık olmayan talep sonucu hükme esas alınarak karar verilmiştir.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, mahkemece öncelikle, dava dilekçesinde toplam 9.500,00 TL miktarlı olarak belirtilen talebin, her bir kalem için ayrı ayrı ne kadar miktarda olduğunun ve bu kalemlerin ıslahla ne kadar miktarda artırıldığı hususunu açıklaması, bir başka anlatımla talep sonucunu açık bir şekilde belirtmesi, için HMK’nun 119/2 maddesi uyarınca davacı vekiline bir haftalık kesin süre verilmesi ve verilen bu süre içinde eksiklik giderilip her bir kalem için istenen tazminat ve alacak miktarları ayrıştırılırsa, buna göre tüm talepleri karşılayacak şekilde ayrı ayrı ve her bir kalem yönünden yasal olarak tabii olduğu faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinden itibaren davacının talebi de gözetilerek ayrı ayrı faiz işletilerek hüküm kurulması; verilen kesin süreye rağmen bu eksiklik giderilmediği takdirde ise, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.