Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14649 E. 2020/1466 K. 18.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14649
KARAR NO : 2020/1466
KARAR TARİHİ : 18.02.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı-birleşen dosyada davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Asıl dosyada davacı-birleşen dosyada davalı üçüncü kişi vekili, hacze konu menkullerin müvekkil şirkete ait olduğunu, faturalarının bulunduğunu açıklayarak haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı-asıl dosyada davalı alacaklı; İcra Müdürlüğü tarafından kendilerine dava açmak üzere süre verilmiş olduğundan dava açtıklarını, borçlunun hacze konu malları satış gibi göstererek fatura düzenlediğini, üçüncü kişi ile borçlunun işbirliği içerisinde olduğunu belirterek asıl davanın reddini, birleşen davanın ise kabulünü istemiştir.
Mahkemece, yapılan ilk yargılama sonucunda, asıl dosyanın işlemden kaldırılmasına, birleşen dosyada ise üçüncü kişi tarafından geçerli istihkak iddiasında bulunulmadığından dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine karar verilmiş, karar birleşen dosyada davacı-asıl dosyada davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 29.09.2016 tarihli ve 2016/15892 Esas, 2016/12745 Karar sayılı kararı ile, üçüncü kişi vekili tarafından süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası bulunduğundan iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak delillere göre işin esası incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak delillerini sunması için yapılan ihtarata rağmen davacı vekili tarafından delil sunulmadığı, davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanda bulunulduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine, asıl dava dosyası tefrik edilerek davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar birleşen dosyada davacı- asıl dosya da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına; birleşen dava ise, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Asıl dava dosyası hakkında, 24/05/2016 tarihli ara kararında;” Davacı … Teknoloji İnşaat Müh. ve Kiralama Hizm. Tic. Ltd. Şti. ve davalı tarafından takip edilmeyen istihkak davasının HMK’nin 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, yasal süresi içinde yenilenmesi halinde ayrı bir esasa tefriki ile yargılamaya o esas numarası üzerinden devam edilmesine, yenilenmemesi halinde ek karar ile açılmamış sayılmasına karar verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, dosyanın tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedildiği, davacı tarafça dosyanın yasal süresi içerisinde yenilenmemesi sebebi ile 26.12.2016 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmakla birlikte Mahkemece gerekçesinde bu hususla ilgili olarak Yargıtay bozma ilamı kapsamı dışında kaldığı belirtilerek yeniden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar temyize getirilmemiştir.
Birleşen dosyada; dava konusu haciz 03.07.2015 tarihinde yapılmış olup İcra Müdürlüğü tarafından 15.07.2015 tarihinde İİK’nin 99. maddesine göre alacaklıya dava açmak üzere süre verilmiş, alacaklı vekili tarafından süresi içerisinde eldeki dava açılmış, ancak alacaklı vekilinin 24.07.2015 tarihli şikayet başvurusu üzerine, Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/708 Esas, 2015/ 841 Karar sayılı ilamı ile İİK’nin 99. maddesine göre istihkak davası açmak üzere alacaklı tarafa süre verilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu şekilde, İİK’nin 99/1. maddesi gereğince icra mahkemesine istihkak davası açması için alacaklıya süre verilmesi işleminin iptali ile alacaklının dava açma yükümlülüğü ortadan kalktığından, dava konusuz kalmıştır. Bu durumda Mahkemece, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.