Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/1978 E. 2018/16377 K. 26.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1978
KARAR NO : 2018/16377
KARAR TARİHİ : 26.09.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.09.2018 Çarşamba günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin … ada … parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmazda davalıya ait baz istasyonu biçiminde kule ve eklerinin bulunduğunu, davalı aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının kesinleştiğini, davalının taşınmazı 13/04/2012-30/09/2013 tarihleri arasında kira bedeli ödemeksizin kullandığını, davalıya kullandığı tarihler arasında kira bedelinin ödenmesi yolunda … 7. Noterliği’nin 28/03/2014 tarih ve 06482 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye de cevap verilmediğini belirterek 14.400.-TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin dava konusu yeri eski malik … ile imzalanan 4 yıl süreli 16/8/2010 tarihli kira sözleşmesi kapsamında kullandığını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, vekil edeninin dava konusu yeri kira sözleşmesi uyarınca kullandığından kötüniyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne; 14.025,00.-TL ecrimisil bedelinin 30/04/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, kira sözleşmesinin yapıldığı dönemde dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazın arsa niteliği ile 13/04/2012 tarihli satım işlemi ile davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, davalı şirketin ise çekişme konusu taşınmazla ilgili kayda dayanan bir hakkının olmadığı, 04/04/2014 tarihinde tapuda kat mülkiyetine geçildiği, bahse konu taşınmazın, eski maliki … tarafından, davalı şirkete 16/8/2010 tarihinde 4 yıl süreli olarak baz istasyonu kurulumu amacıyla kiraya verildiği, eski malik … tarafından 14/09/2010 tarihinde düzenlenen ihtarname ile davalı şirkete kira sözleşmesinin bitim tarihi olan 16/08/2014 tarihinde kira sözleşmesinin uzatılmayacağının bildirildiği, yine davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine düzenlenen 28/03/2014 tarihli ihtarname ile de, dava konusu taşınmazın taraflarınca satın alındığı bildirilerek, tahliye ve ecrimisil talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın eski maliki tarafından 16/08/2010 tarihli ve 4 yıllık kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiraya verildiği, davacı yeni malikin kiralananı edinmesi ile birlikte kiraya verene halef olduğu, davalı şirketin bu durumda dava konusu yeri kira sözleşmesine istinaden kullandığı sabittir.
O halde; davalının kira sözleşmesine dayanarak kullanımının haksız olmadığı belirlendiğinden açılan ecrimisil davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.