YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/30476
KARAR NO : 2013/25238
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile sefer primi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ve sefer primi alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş akdini feshinin haksız olduğu gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve sefer primi talebinin kabulüne, ulusal bayram genel tatil talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde dönem belirtmeden 2.750,00 Euro sefer primi kesintisi yapıldığını iddia etmiş, son celseye kadar sefer priminin hangi yıl ve hangi aylara ait olduğu açıklatılmamıştır. Kararın tefhim edildiği 10.05.2011 tarihli oturumda davacı vekili “…sefer primi çıkmadan önceki son yıllara aittir…” şeklinde tamamen muğlak bir beyanda bulunmuştur.Sefer primi tır şoförleri açısından ücret kapsamında olup hak ettiği sefer itibari ile 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Davalı vekili 21.12.2010 tarihli dilekçesi ile davaya karşı gecikmiş zamanaşımı itirazında bulunduğu gibi 10.05.2011 tarihli oturumda da ıslaha karşı açıkça zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davalı vekilinin gecikmiş zamanaşımı itirazının akabinde duruşma yapılmadan dosya önceki ara karar uyarınca bilirkişiye tevdi edilmiş, 10.03.2011 tarihli oturumda bilirkişiden dosyanın gelmesi üzerine raporlar taraf vekillerine
tebliğ edilmiş, bu celsede davalı vekilinin gecikmiş zamanaşımı itirazına ilişkin dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmediği gibi duruşmada da okunmamış, davacı vekilinin gecikmiş zamanaşımı itirazına karşı diyeceği sorulmamıştır.Davanın ıslahı üzerine davalı vekili ıslaha karşı bir sonraki oturum olan 10.05.2011 tarihli oturumda zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacı vekili ıslaha karşı yapılan zamanaşımı itirazına karşı çıkmış ise de duruşmada okunmayan gecikmiş zamanaşımı itirazına karşı diyecekleri sorulmadığından, gecikmiş zamanaşımı itirazına karşı bir beyanda bulunmamıştır.Öncelikle mahkemece davacıya sefer priminin hangi yıl ve hangi aylara ilişkin olduğunun sorulup açıklattırılması, gecikmiş zamanaşımı itirazına karşı diyeceklerinin belirlenmesi ve ayrıca davalı vekilinin 21.12.2010 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu para makbuzları ve diğer ödeme belgelerine ilişkin diyeceklerinin sorulup, hem gecikmiş zamanaşımı itirazı hem de ıslaha karşı yapılan zamanaşımı itirazını ödeme makbuzlarıyla birlikte değerlendirip sonuca gidilmelidir. Mahkemece bu usulü eksiklikler giderilip, açıklamalar yaptırılmadan, zamanaşımı itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulması hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.